Okumuyoruz ama Gelişiyoruz!

0 Paylaşım
0
0
0

“Yok yere uğraşma unutmaya, Bir tarih yazdım silemezsin”, demiş şair. Evet yazılı metinlerin tarihe yön verme gibi bir vazifesi vardır. Ne zaman bir şeyleri unutmaya çalışsak, bir yerlerde bir yazı çarpar gözümüze. Bir tabela belki bir gazete manşeti ya da bir kitap kapağı.  Ne zaman âşık olsak, yaşadığımız duyguları Nazım Hikmet çoktan yazmıştır bile.  Zamanımızın tekdüzeliğini çok daha önceden kırmış, kaç okurun at gözlüklerini çıkartmıştır bir yazar.

Yazılar canlı gibi, sizi dinlerler, sizinle konuşurlar size cevap verip size yol gösterirler. İlginçtir ki ülkemiz de televizyona günde ortalama 5 saat zaman harcanırken, kitap okumaya yılda sadece 6 saat harcanıyor. Yani hayatımızı kitaplara göre değil de televizyona göre şekillendiriyoruz. Yol rehberimizi kitaplardan ziyade reyting uğruna şekilden şekle giren televizyon programlarından seçiyoruz. Buna paralel olarak da ilerlediğimizi sanıp aslında olduğumuz yerde duruyoruz. Bilinçsizce siyasi çatışmaların odağı olup, insanları inancına göre yargılıyoruz. Tarihimizi yanlı kuruluşlardan öğrenip, aslımıza küfür ediyoruz. Usta çırak ilişkisini karıştırıp, çıraktan ustalık bekliyoruz.  Her şeyin sonunda yine okumuyoruz yine okutmuyoruz. Ama millet olarak bildiğimizin, en doğru bilgi olduğunu savunuyoruz. En kötüsü de savunduğumuza kaynak sunamıyoruz. Peki, ne biliyoruz? Hiçbir şey…

Kitap okuma oranları ülkelerin gelişmişlik düzeyleri ile doğrudan orantılı ve gelişmiş ülkeler topluma kitap okumayı teşvik ediyor. Okuma oranlarının çok düşük olduğu ülkemizde ise okumaya teşvik yok denecek kadar az. Kitap okumaya hevesli olanlarımız da kitap fiyatlarından dolayı okuyamıyor. Tekne ve yat alacaklara uygulanmayan KDV,  kitapseverlere uygulanıyor. Gerisini varın siz düşünün. Yat alalım ama içinde kitap okumayalım!

Son olarak; ülkemizde kitap okuma oranının yükseltilmesi ve teşvik edilmesi için öncelikle kitap fiyatlarının makul hale getirilmesi gerekiyor. Hal böyle olunca, devletin kitap okumayı teşvik edebilmek için kitaplar üzerindeki verginin kaldırılması ve kitap fiyatlarının her okuyucunun karşılayabileceği seviyelere çekilmesi başlıca hedeflerden biri olmalıdır.

Herkese iyi okumalar diliyorum ancak; ilk önce aşağıdaki sözün sahibi Elbert’ı alkışlıyorum. Sağlıcakla kalın…

Biz zevk için harcadığımız paradan fazla, kitap için sarf etmediğimiz müddetçe, bu ülke hiç bir zaman medeni bir ülke olamayacaktır.

EIbert Hubberd

MİRAÇ AKGÖĞ

0 Paylaşım
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You May Also Like

Eğitim Cambazları

Bugünlerde, tüm iletişim araçları ve eğitim “allâme”leri üzerinden “TEOG”(Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi) tartışılmakta… Neden? Birisi, bir yere…

Lanet Olsun!

İnsanlığı yıldıran korkunç hastalıklardan biridir kanser. Öyle ki bir başlamaya görsün, temizlemeden çıkıp gitmez. Takıldığını peşinden sürükler. İnsanoğlu…

Finduk Dalda Kal(ma)sın

Karadeniz ahalisi muhafazakardır, hatta muhafazakarlıktan öte bildiğiniz “tutucu”dur, her türlü değişime,gelişime intibak etmede zorluk çeker. Cumhuriyet devrimine de…