Soğuk Şehrin Sıcak İnsanları: Kazakistan

4 mins read

Sözün büyüsü mü? Yoksa kendimden kaçmak isteğim mi? Yeniliklere ve farklı yere gitme hayalleri mi beni buraya getirdi bilemedim. Belki hepsi, belki hiçbiri…

Bilinen bir hikaye ile başlayalım. Evliyâ Çelebi herkesin söylemek isteyip de dudağından bir türlü dökülemeyen “Şefaat yâ Resulallah” diyeceğine, “Seyahat yâ Resulallah” deyiverir. Evliyâ Çelebi Allah’ın sevgili bir kulu olmalı ki onun bu isteği yerine ulaşır ölene kadar gezer durur Bu sefer ben demedim sevgili küçük oğluma kızıp kızıp bize ‘’ Erdem Kazakistan’a gitti’’ demesiyle oldu her şey. Şuan eksi 27 derecede bunu yazıyor olmam sözün büyüsü mü? ( Erdmen’in etkisi mi?) Benim kendi seçimim mi ? bütün bunları sorgularken sosyal medyaya koyduğum bavul fotoğrafı ile metafor, götüreceğim ve getireceklerimi planladım. Aslında götürdüğümüz en önemli şey başka bir ülkeye kültürümüz ve kültür kodlarımız. O yüzden yakın bir kültüre gelmenin mutlu bir yanı var. Kazakistan işte buradaki sevgili öğrencim Anarmat’a söz verdiğim gibi yazıyorum ‘’Soğuk Ülkenin, sıcak İnsanları’’…

Pavlador şehrinde Pedogoji üniversitesinde bir aylık ders vermeye geldiğim dostlarla buradayız. İklimin insan üzerinde etkisinin bu kadar önemli olduğunu bilen ben bile artık diye bilirim ki, iklim insanı tanımanın en önemli yoludur. Tek etken olmasa bile büyük bir etkendir. Soğuk iklim yediğiniz ve içtiğiniz her şeyi belirler. At eti ve kımızın tadını bilmeyenler için bu coğrafya çok uygun. Dilleri başta size farklı gelse ile 2. Haftanın sonunda y leri j yapıp yazdım jazdım. Yedim jedim, yaşım jaşım derken bir yol bulmanız mümkün. Sizi tabiki bu iklime uygun eğlence olan buz patenine de götürmek isteyeceklerdir. Ama ben pek başarılı olamadım.

-Reklam-

İnsanların sizi ve ülkenizi sevmeleri çok güzel bir gurur veriyor. Dizilerden Türkçe öğrenenler, peşinizde koşan öğrenciler taslarda içilen çayların tadı bir nebze olsun soğukluk hissini unutturuyor. Çivili lastiklerin şehri burası sanırsam . Ekonomi burada da çok uygun değil, dünyanın her sorundan etkilenmeniz doğal. Bilmediğim bir çok Türk dizisini burada öğrendim diyebilirim.

Bir Hans Christian Andersen masalı nasıl yazılır burada anladım. Bir kibrit yanıp sönene kadar süren hayallerini…Yayımlandığı 1835 yılından beri, kim bilir kaç kuşak büyüdü onunla! Kibritçi Kız, dünyaca ünlü Danimarkalı yazar Andersen’in, sonu mutlu biten masallar okumaya alışkın herkesi derinden etkileyen, her çocuğun belleğinde iz bırakan dramatik masalı…

Kibriti yakıp yanınıza gelme hayali kuruyorum. Ata topraklarından Anadolu’ya selamlar…

-Reklam-

Hüseyin Mertol

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nde Doçent Doktor.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.