Meşruiyet Tartışması

Okuma Süresi: 2 dk.

16 Nisan Pazar günü  referandum yapıldı. Kesin olmayan sonuçlara göre yaklaşık  %51 e %49 luk bir sonuç ortaya çıktı.

Toplum, kutuplaştırmanın bir sonucu olarak karpuz gibi ortadan yarıldı.

Meşruiyeti tartışmalı bir Anayasa değişikliği gerçekleşti.

Nur topu gibi toplumun yıllarca tartışacağı bir konu ortaya çıktı

12 Eylül darbe Anayasası, 16 Nisan OHAL Anayasası ile yer değiştirdi.

Kenan Evren kendini Cumhurbaşkanı olarak seçtirmişken, Tayyip Erdoğan başbakanlığı ortadan kaldırarak tek yetkili cumhurbaşkanı olma yolunda önemli bir eşiği atlamış oldu.

Kenan Evren de devletin tüm gücünü arkasına alarak kampanya yürütmüştü, Tayyip Erdoğan da aynısını yaptı.

Devletin kaymakam ve valileri değişiklik onaylandıktan sonraki konumlarına uygun prova yaptılar. Devletin memuru olmak yerine AKP’nin memuru olmayı tercih ettiler.

Toplumun  yarısının hayır demiş olması göz önünde tutması gerekenler “ atı alan üsküdarı geçti” diyerek toplumu kutuplaştırmaya devam dediler.

OHAL’i uzatarak ve tabana hoş gelen bir saray konuşması yapanlar en geç Kasım’da bir baskın seçimin işaret fişeğini ateşlediler.

Yüksek Seçim Kurulu üyeleri maç başladıktan sonra kural değiştirerek başkanın adamları olma yolunda emin adımlarla ilerlediler.

Mühürsüz oy pusulalarını geçerli saymak  şaibeli bir seçim yapıldı tartışmasını 1946 dan 2017 yılına taşıdı.

25 milyon seçmen iradesi ile yapılan değişiklik  80 milyonun iradesi olarak kabul edildi.

AKP bugüne kadar kürt siyasal hareketi olarak HDP ile dirsek temasındayken partner olarak PKK ve Hüda Par’ı seçti.

Bu referandum gösterdi ki parçalanmış Cumhuriyeti kuran irade ilk defa bir araya geldi birlikte hayır dedi.

Türkler, Kürtler, Aleviler,Sünniler, solcular, sağcılar,sosyalistler,ülkücüler,dindarlar ve ateistler laik demokratik cumhuriyettin yanında saf tuttular.

Eşit olmayan yarışta eşitlik ortaya çıktı.

Özellikle örgütlü yapıları ve önderleri olmayan ülkücüler ve önderleri tutuklanan kürt siyasal hareketi parlamenter demokrasiden yana tavır aldılar.

CHP üst yapısı doğru bir siyasal tutum ile, tabandaki üyeleri aktif olarak yaptıkları çalışma ile bu sonucun mimarı oldular.

CHP örgütleri ise  hazırlıksız yakalandılar ve tabanda çalışan üyelerinin gerisine düştüler. “Örgütün örgütlenmesi” gerektiği bir kere daha ortaya çıktı.

Ankara,İstanbul,İzmir,Antalya, Adana gibi büyük illerde çıkan “Hayır”lar, kırsal kesimden gelen blok halindeki“Evet”lerle kuşatıldı. Şehir, Köyün bir tık gerisinde kaldı.

Bu referandum.

Kırsalda örgütlenme gereğini, köye ulaşma zorunluluğunu ortaya çıkardı.

Birlikte mücadele edilirse umut veren gelişmelerin yaşanabileceğini gösterdi.

Tüm olumsuzluklarına rağmen hayır diyenler %49 gibi bir rakama ulaşmış olmaları gelecek güzel günlerin habercisi olma özelliği taşıyor.

Bu daha başlangıç mücadeleye devam anlayışı hayat buluyor. Her Şer’de bir Hayır vardır boşuna dememişler.

Yanıtla

Your email address will not be published.