Umudumuz Z Kuşağı

X, Y, Z… İlk bakışta matematik problemlerinde kullanılan sembolleri çağrıştırsalar da aslında bu harfler ve semboller “kuşak” diye adlandırılan bireyler öbeğini ifade etmektedir.

Ortalama yirmi beş – otuz yıllık yaş gruplarını ifade eden kuşak, jenerasyon ya da nesil kelimeleri; ortak yazgıları, ortak duygu ve düşünceleri, ortak kederleri, ortak sevinçleri olan, aynı tarihsel süreçlerden geçmiş ve dolayısıyla ortak bir zaman diliminde yaşamış insan topluluklarını ifade etmek için kullanılmaktadır.

Cumhuriyet sonrası ilk kuşak olan; 1925 ile1945 yılları arasında doğanları ifade etmek için “Geleneksel kuşak” kavramı kullanılır. Geleneksel tanımlaması “Sessiz Kuşak” ya da “Erişkin Kuşak” olarak da isimlendirilir.

Ardından 2. Dünya savaşı yıllarından hemen sonra gelen 1946 ile 1964 yılları arasında doğan “Bebek Patlaması” kuşağı bulunuyor. “Bebek Patlaması” isimlenmesinin nedeni, 2. Dünya Savaşı’ndan hemen sonra yaşanan nüfus patlaması zamanında doğmuş olmalarıdır. Savaş sonrasının kaotik psikolojisi ile ana rahmine düşmüş bu kuşak Türkiye Cumhuriyeti devletinin gelecek yüzyıllardaki kaderini şekillendiren bir kuşaktır.

Üçüncü olarak; X kuşağı geliyor bu kuşağı 1965 ile 1979 yılları arasında doğanlar oluşturmaktadır. “X” kuşağı üyeleri değişen dünya koşullarına yetişebilmek için büyük bir çaba harcamışlardır. Buna rağmen yetişememek ve çağa ayak uyduramamak izlenimi oluştuğu için kendilerini dışlanmış hissetmektedirler.

“X” kuşağının ardından gelen “Y” kuşağını ise 1980 ile 2001 yılları arasında doğanlar oluşturuyor. “Y” kuşağının “Milenyum Kuşağı”, “Gelecek Kuşak”, “Dijital Kuşak” ,” Eko Patlaması ve “Bir Sonrakiler” (Nexters) gibi birden fazla ismi bulunmaktadır.

Son olarak 2000 ile 2020 yılları arasında doğan ve doğacak olan nesli ifade eden “Z” kuşağı geliyor. “İnternet Kuşağı” olarak da anılan Z kuşağı yeni teknolojik imkânlarla, bilgi ve iletişim kolaylıklarının içine doğmuş bireylerden oluşmaktadır.

Ülkemizi yönete(me)n mültezimler “sessiz kuşağı ve âkabinden “bebek patlaması” kuşağını acımasızca katletmişler, “katledilmeye” çanak tutmuşlardır.

Arkasından gelen “X” ve “Y ” kuşağının durumu ise mâlumunuz… Geldik denizin bittiği noktaya; tüm umutlarımız “Z” kuşağında.

Ben bir “BEBEK PATLAMASI” kuşağı temsilcisi olarak “Z” kuşağından umutluyum, umut varsa hayat devam ediyor demektir… Enseyi karartmamak gerek…

Cemil Biçer
Samsun-Çarşamba'da 1957 yılında doğmuştur. İlköğrenimini Çarşamba'da, orta öğrenimini İstanbul'da tamamlamıştır. Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Coğrafya Bölümü'nü bitirmiştir. Yurdun çeşitli yerlerinde öğretmenlik yapmış olan Biçer'in ‘‘Ülkem Avuçlarımda Saklı'' adlı yayınlanmış bir şiir kitabı bulunmaktadır. ‘‘Çarşamba Köprüsü'nde Rapsodi'' yazarın ikinci kitabıdır.

Bir cevap yazın