Bir Gün Değil, Her Gün

5 mins read
kadın hakları

Bu gün 364 günden sadece biri.

Aynen 7 Mart ve öncesindeki gibi sıradan bir gün.

8 Mart öyle miydi?

-Reklam-

Elbette değildi. Çok önemli bir gün!

Ağalar, beyler  “Lütufta bulunmuşlar” kadınlara  bir  gün, özel bir gün  bahşetmişler!

Onun için eline mikrofon alan herkes olabildiğince atıp tuttu.

-Reklam-

Kadınların önemini anlattı.

Kadınların korunması gerektiği,

Kadınsız bir dünya düşünülemeyeceğini,

-Reklam-

Kadınların baş tacı edilmesi gerektiği,

Kadınların özelliklerini, güzelliklerini anlattılar.

Öve öve de bitiremediler!

-Reklam-

Ama daha bir ya da birkaç gün önce,

Yarın veya  birkaç gün sonra  yaşayarak göreceğiz ki ;

“Aynı tas, aynı hamam”

-Reklam-

Değişen bir şey olmamış!

Değişmez!

Hiç bir dava  “KADIN ELİ DEĞMEDEN”  düzelmez.

-Reklam-

Hiçbir başarı “kadın desteği almadan, kadına rağmen” gerçekleşmiş değildir.

Değişim kadınla başlar.

Onun için kadınlarımız çok sabırlıdır.

-Reklam-

Sadece senede bir gün ile yetinip, yılın geri kalan günlerin geçmesini bekler.

Çok tutumludur.

Sadece  “bir günün hazzı” ile bir yıl yetinir.

-Reklam-

Ailesinin yıllarca yaptığı telkinlerle “ çocuk ve koca bakıcısı”  olarak yetişir.

Yapılan yönlendirilmelerin etkileri ile evlendiğinde bunları uygulamaya başlar.

Anadır.

-Reklam-

Çocuğu bakacak,

Kocasını bakacak,

Evini çekip çevirecek,

-Reklam-

Bunun yanında da işe gidip çalışacak.

Günümüz koşullarında her ne kadar” kadının yeri evidir “ denilse de,

Kadın yaşamın her alanında yerini almaktadır.

-Reklam-

Bazen cinsel taciz edilir.

Bazen düşük ücrete mahkum edilir.

Bazen işinde, yolda, evinde şiddete maruz kalır!

-Reklam-

Bütün engellemelere karşın kadın,

Çalışma yaşamındaki bütün zorlukları aşabilmek için didinip durur.

Maruz kaldığı türlü engellere de olabildiğince başarılı bir şekilde karşı koyar.

-Reklam-

Hiçbir gücün ona, istemediği bir şeyi kabul ettiremeyeceği gibi,

El attığı işi başarıya ulaştırmak için bütün kaynaklarını sonuna kadar kullanır.

Her alanda başarılarına başarılar katmasına karşın,

-Reklam-

Direnci, uysallığı, sabrı bir türlü bitmez.

Hakları engellenir susar,

Hakkında kararlar alınırken ona sorulmaz, susar.

-Reklam-

Konuşturulmaz, susar.

Yemesine, giyinmesine, yürümesine, gülmesine karışılır. Susar.

 “ağlamasının sınırsız özgürlüğünü “ ona yaşatanlara hesap sorması için tek başınadır. Yalnızdır.

-Reklam-

Hemcinsleri bile çoğu zaman yanında değildir

“Senede bir gün”  el üstünde tutulur, övülür.

Yılın diğer günlerinde…

-Reklam-

Onu hepimiz biliyoruz!

 

Yurdumun bütün kadınları,

Dünyada  “medeni” denilen ülkelerden önce Atatürk’ün  “Türk Kadınına “  verdiği haklarına sahip çıkmalı. Kendisini köleleştirmek isteyenlere de olanca gücüyle karşı koymalıdır.

-Reklam-

Bedenini korumalı,

sağlığını korumalı,

haklarını korumalı.

-Reklam-

Bir gün değil, her gün onların olmalı. Bu tiyatro, bu oyun bitmeli.

Atatürk’ün işaret ettiği

”Yerlerde sürünmeye değil, omuzlar  üzerinde”

-Reklam-

yerini  almak için  Kadın, kendi haklarına sahip çıkmalı.

Halil Boz

Köşe Yazarı

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.