Covid-19 Salgını ve Verdiği Mesajlar

Covid-19 salgını nedeniyle bütün dünya karantina altına girdi. Genci, yaşlısı tüm insanlık bu virüs ile mücadele uğraşı içinde.

Dünyanın bütün emperyalist güçleri ve hatta kapitalizmin sermayesi bile gözle görülmeyen bir mikrop karşısında şimdilik aciz kaldı.

İnsanlar doğaya ne kadar zarar verirlerse, doğa da onlara o kadar tepki gösteriyor. Sanayileşme uğruna doğaya verdiğimiz zararları bir bir hatırlayalım.

Öncelikle ozon tabakasını deldik. Bunun etkisi olarak iklimler değişti. Denizleri kirlettik balıkları öldürdük. Tarım alanlarına santraller kurarak bitkileri ve tarım ürünlerini yok ettik. Bitkilerin GDO’su ile oynayarak bilinmez hastalıklara yakalandık. Hayvanları katletmek için yakın temaslara geçerek ve genetiği ile oynayarak onlardaki  virüslerin değişime uğramasına sebep olduk. Nitekim Covid-19 virüsü de böyle bir uygulamadan dünyaya yayıldığı yazılıp çizilmektedir.

Bir aydır yaşadığımız bu karantina hayatı da bize çok şeyler gösterdi. En azından bana şunları öğretti.

1. Yüz yüze olduğumuz zamanlar, ya da istediğimiz zaman el uzattığımız dostlarımızın sıcak ellerinin ne kadar değerli olduğunu.

2. Her zaman hor kullandığımız, elimizdeki çöpleri ulu orta attığımız, kaldırımlarına tükürmekten hiç çekinmediğimiz sokaklarımızda gezmenin dayanılmaz keyfinin ne kadar değerli olduğunu.

3. Devamlı içinde yaşamaktan dolayı şehrimizin farkına varmadığımız güzelliklerinin ne kadar çok olduğunu anlamak ve hayalinde gezmenin özlemi.

4. Her nefessiz kaldığımıza kendimizi attığımız sahilin ozon kokulu havasını içimize çekmenin ve hırçın Karadeniz’in homurdanan dalgalarının sesini dinlemenin verdiği huzura duyulan özlemi.

 5. Yasaklamalar ve korkular nedeniyle kaybettiğimiz özgürlüğümüzün ne kadar değerli olduğunu.

6. Kendini kainatın tek hakimi gören insanın görünmeyen bir virüs karşısında ne kadar aciz kaldığının.

 7. Yıllarca birbirini yiyen ve sömüren insanlığın, aciz kaldığı büyük felaketler karşısında

Nasılda birleştiğini görmenin dayanılmaz hazzını. 

8. Tüm dünya devletlerinde iktidar ve muhalefetin ortak noktalarda büyük oranda birleşmelerine karşın ülkemizde hala iktidar muhalefet çatışmasının son hızla devam etmesinin verdiği üzüntü.

9. Normal hayatımızda çoğumuzun dikkat etmediği hijyeniğin sağlık için ne kadar önemli olduğunu.

10. Dünyanın en zengin insanlarının ve devletlerinin doğa felaketleri karşısında ne kadar aciz kaldığını.

11. Dünyanın aciz kaldığı virüsü bedenimizde yok edecek antikorları üretecek organizasyonu yaradılışta vücudumuza bahşeden büyük gücün (Allah’ın) büyüklüğünü yüreğimde hissetmenin hazzını yaşadım.

12. Tüm düşmanlara karşı doğa felaketlerinde de birlik ve beraberliğin ne kadar önemli olduğunun bilmek gerektiğini öğrendim.

“Her şerde bir hayır vardır.” Dilerim ki bu virüs salgını tüm dünya insanlığına doğa gerçeklerini göstermiş olsun.    Derin anlamlı ve insancıl mesajlar vermiş olsun. Dilerim ki  nefsimize ve hırsımıza fren yaptırmış olsun. Felaket anında birleşen tüm insanlığın, yönetenlerin hırsına ve paranın, malın ve nefsin dayanılmaz arzularına boyun eğmemesini gönülden dilerim.

Tehlike halen devam etmektedir. Bu felaket esnasında hayatını kaybeden tüm insanlara rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Ayrıca bu süre içinde gece gündüz risk altında çalışan ( içinde oğlumun da bulunduğu ) Sağlık personeline sağlık, sabır, başarılar diliyor ve aşağıdaki şiirimi sağlık personeline adıyorum.

Saygılarımla

                                                                                          İbrahim COŞAR

 UNUTMA

Tüm sağlık personeline

Hiç böyle sıkıntılı gelmemişti ki bahar,

Ne güneşi ısıtır, ne doğası canlanır.

Hiç böyle dert içinde kalmamıştı ki bahar,

Kalpler korku içinde, canlar heyecanlanır.

Dayanılmaz hal aldı, insanın insanlığa

Ettiği tüm zulümler, isyana kalktı doğa;

Corona damga vurdu yaşadığımız çağa;

İlim de bilemiyor bu dert nasıl önlenir.

Güneş beklerken bahar bulutlandı, karanlık!

Dünyaya hükmederdi çaresiz mi insanlık?

Umutlar tükendikçe her nefesin bir anlık;

Belli, uykusuzluktan yorgun gözler kanlanır.

Tanrı’nın gazabı mı? İnsanlığın üstüne,

Çökünce bir virüsün bulutu günden güne;

Ruhlar alışık değil evlerdeki sürgüne;

Dilerim bu cezalar tez zamanda sonlanır.

Ey bu yalan dünyanın çok bilmiş erenleri!

Yarın suskun kalınca ambülans sirenleri;

Unutma, can kurtarmak için can verenleri;

Şehitlerin bedeni mezarında dinlenir.

03.04.2020/Samsun

İbrahim Çoşar

Bir cevap yazın