Türk Siyasi Yaşamının Amansız Hastalığı: Demans

Çok önemsenecek bir olay değil Türk politik yaşamında çok sıkça görmeye alışkın olduğumuz kronik bir hastalıktır DEMANS.

Halk arasında “tırtlattı”, “kafayı sıyırdı”, “balataları yaktı”, “iyi saatte olsunlara karıştı” gibi otontik isimler olsa da bu hastalık Türk siyasi yaşamında vaka-ı adliyeden bir olaydır anlayacağınız .

Yıllar önce Demans hastalığının en traji-komik seyrini rahmetli CELAL BAYAR’da görmüştük “bu kış komünizm gelecek” diye tutturmuştu,şimdi aynı sendromlar sayın Smayll Kahraman’da da nüksetti,mala davara zarar vermediği sürece sorun teşkil etmez,maalesef tıbbi bir ilacı bulunmamaktadır.

Epilektik yatkınlığı olanlarda bu olay daha erken yaşlarda görülüyormuş darısı zat-ı şahanelerinin başına.

Şurası değişmeyen bir gerçek Türk siyasetinde liderler DEMANS olmadan sahneden inmiyorlar.

Fukara sümüğü gibidir bu tipler bir kere elinize yapışmaya görsün üstünüze başınıza bulaşır .atsan atılmaz,satsan satılmaz.
En iyisi olayı ADEME HAVALE ETMEK.

Ademe havale etmek = olmamış,hiç yaşanmamış , gibi davranmak …mealinde veciz bir söylem dilimiz de….ama cin şişeden çıktı bir kere yaşanan felaketler gösteriyor ki olan olaylar olacakların habercisi.

Aslında bu yaşananlar Emperyalizmin karakteristik özelliğinin doğal bir sonucu Marksizmi gerçek manada içselleştirmiş olanlar bu günleri çok önceden görmüş ve söylemişlerdi.

Hep söylemişimdir orta öğretim kurumlarına eften-püften seçmeli ders koyacağınıza Marksizmi,emperyalizmi ve sosyalizmi öğreten dersler koymalısınız diye .

Anladık KEMALİZM’DEN ödünüz kopuyor onu toplumun belleğinde silmek için amipli dizanteri oldunuz. başaramadınız hiç değilse diğerlerini öğretin de gelecekleri kurtulsun ama şu yaşamın bir gerçeğidir “insan bilmediği şeyden korkar” bildiklerinden asla.

Emperyalizm her bunalımından ancak ve sadece Mazlum halkların kanlarını içerek kurtulur, Tarihten ders almayanlar aynı olayları tekrar yaşamak zorunda kalırlar eğer dersinizi almazsanız.

Türkçede bu yaşananları ifade eden çok güzel bir özdeyiş vardır “aynı taam,aynı ağız” diye bilinirse de sözün orijinali: “aynı göt,aynı osuruk” şeklindedir bu pis kokuyu hep solumak durumunda kalırsınız.

***** ****** ********
Gelin ben size rapsodi tadında bir şiir yazdım onu okuyun bu bunalımlı günlerde ruhunuzun labirentleri dinlensin.

*YALNIZLIK RAPSODİSİ”

Yıldızlar,mesela?

Milyon kere milyon

çokturlar……

Bir yıldız kayar

Gecenin karanlığından

Delikanlı,sevilisini öper

Dudağından.

Bir dilek tutulur

Pencerelerinden kızıl krizantemler sarkan

Gecekondulardan….

Ben güneş olmalıyım.

Gün doğunca uykuya yatar yıldızlar

…………………………..

…………..

Adam işi biliyor:

Nabza göre şerbet vermeli,

Binicisine göre kişnermiş az gelişmiş ülkenin atları.

Minareleri süngü yapmalı,

Kubbeleri miğfer.

Yıldızlı semalardaki haşmet,

Ne güzel şey.

………………………….

Seçim meydanlarında ,

Güvercin kuşları uçursam mesela,

Bir kanadında Barış otursa,

Yek diğerinde,

Kürdili hicazkar bir şarkı.

Kemençeci Vasilaki üstadtan

“Bir kendi gibi zalimi sevmiş yanıyormuş”

oysa;

Gül alıp satmanın,

Tam zamanı şimdi

 

Bir cevap yazın