Sayın Kılıçdaroğlu’na Açık Mektup

Okuma Süresi: 3 dk.

Sevgili Genel Başkanım,

Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir üyesi olarak böyle bir giriş yapmak istedim. 14 ve 28 Mayıs seçim sonuçları bizi memnun etmedi, seçim öncesinde koşulsuz sizi, ekibinizi ve Millet İttifakı’nı destekledim. Tüm eleştirileri göğüsledik ve ülkemiz daha iyi yönetilsin, bu ceberrut iktidardan kurtulalım diye var gücümüzle mücadele ettik ama olmadı.

Şimdi değişim zamanı.

Şimdi iğneyi kendimize batırma zamanı.

Şimdi sosyal demokrat bir parti olma zamanı.

Şimdi sorgulama, eleştirme ve özeleştiri zamanı.

Şimdi kuruluş ayarlarına sıkı sıkıya sarılma zamanı.

Değişim derken, kişilerin değişiminden söz etmiyorum, topyekün bir değişim istiyorum. Madem geminin kaptanı olarak “Gemiyi ben limana yanaştıracağım” diyorsunuz, işte size bir fırsat. MYK’yı değiştirmek, danışmanları göndermek yetmez ama evet diyenleri memnun edebilir, zaman kazandırır ve manevra alanı yaratır. Olumludur ama biz Atatürk devrimcilerini kesmez.

Köklü değişim yaşanmalı. Yerel seçimlere yeni bir heyecanla girebilmek için bu olmazsa olmaz koşuldur.

Peki Neler Yapılmalı?

  • Tüm örgüt kademelerinde genel başkanlık seçimi dahil seçimler üyelerin katılımıyla yapılmalı.
  • Üyelik sistemi gözden geçirilmeli, aktif ve pasif üyelikler işleme alınmalı.
  • Üyelikte oy kullanabilmek için süre ve parti içi eğitim şartı getirilmeli.
  • “Seçimler çarşaf liste ile yapılır” cümlesinin sonuna, başka hiçbir kaçış yolu eklenmemeli.
  • Temel görevini yapmayan/yapamayan sözgelimi ıslak imzalı tutanakları toplayamayan, her köyde olmazsa olmaz bir temsilcisi olmayan ilçe örgütleri istifa etmiş sayılmalı.
  • Kesinlikle iki dönem kuralı getirilmeli, değişim ve dinamizm sürekli hale getirilmelidir. 35-40 yıl süren milletvekilliği kabul edilir bir durum değil. Bu aynı zamanda parti içinde oligarkların oluşmasına neden oluyor. Kişiler değişse de anlayış değişmiyor.
  • Bir yıl seçimli bir yıl seçimsiz kurultaylar yapılmalı. Program ve tüzükler güncellenmeli, tabanın sesi tavana yansıtılmalıdır.
  • Disiplin Kurulu etik kurul amacına uygun çalıştırılmalı, suçu net açık ve kesin olanların şeffaf, adil ve hukuka uygun şekilde parti ile ilişikleri kesilmeli.
  • İller ve ilçelere yetki ve sorumluluk verilmeli, yetkisini kullanmayan ya da sorumluluğunu yerine getirmeyenler için üyelere “Geri Çağırma Hakkı” tanınmalıdır.
  • Bugünkü örgüt yapısı “Genel Başkan rüzgar estirecek, biz de hareket edeceğiz” tarzındadır, bu değişmelidir. 81 il başkanı olan partide İstanbul İl Başkanı dışındakiler yerel ve genel sorunlar karşısında inisiyatif alan ve kamuoyunda bilinir hale gelmiş değiller.
  • Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili 70 yıldır bir algı yaratılmıştır. Bu algıyı kırmak ve tersine çevirmek için spesifik konularla ilgili gerçekler, önce parti üyelerine sonra da onlar aracılığıyla tüm topluma aktarılmalıdır. Lozan Anlaşması, ekmek karneleri, “CHP camileri kapattı, ahır yaptı” ve benzeri iddialar konusunda sıradan vatandaşın anlayacağı dilde cevaplar üretilmeli ve toplumla paylaşılmalıdır.
  • CHP uzun zamandır savunmada bir siyaset yapmaktadır. Laiklik, Atatürkçülük, Cumhuriyetçilik, kamuculuk, sosyal devlet ve insan kakları konularında net bir tavır belirlenmeli ve bu tavır tavizsiz uygulanmalıdır.
  • Partiler kendileri olursa başarılı olurlar, başkalarına benzerlerse yok olurlar. CHP kendisi olmalı, başkalarına benzemeye çalışmamalıdır. Partinin kuruluş ilkelerine sahip çıkmak ve tavizsiz uygulamak başarıyı getirecektir.

Son söz sevgili Genel Başkanım,

Delegelerin seçeceği hiçbir ilçe, il başkanı ve genel başkan bu yükü taşıyamaz. Eğer delege ağaları ve parti oligarşisi kırılmazsa, hiçbir değişim olmaz.

Köklü bir değişim olmaz, taleplere kulak verilmezse baraj altında kalınması kaçınılmaz bir son olacaktır.

Sevgili Genel Başkanım bu istekler sadece sizden değil, bu partide herhangi bir makama aday olacaklar için de geçerlidir.

Sevgi ve saygıyla.

Yanıtla

Your email address will not be published.