Aşırı Hızlılar

Bu yıl da her yıl olduğu gibi milyonlarca insan, gönüllü olarak Ata’yı anmak için sabahın erken vaktinde tören alanlarında yerini aldı.

Anıtta Ata’ya saygı geçidinde bulunmak üzere yurdun çeşitli yerlerinden yüz binler yollara düştü.

Atatürk, bir derneğin, bir partinin veya sadece Türklerin değil, mazlum milletlerin de önderi olduğunu bilerek huzuruna çıktılar. Atasına bağlılığını, saygısını sundular; çiçekler bıraktılar anıtına.  Onları oraya götüren yüreklerindeki sevgiyi sundular.

İlginçtir bu arada her yıl bu tarihlerdeki hastalık haberleri yoktu.

Hastalık ve raporlu olmak hali bu yıl sanırım “havalar”  yüzünden yaşanmadı.

Bu güne kadar dilin dönüp söyleyemediği “ATATÜRK” adı da yine sanırım “havalar”  yüzünden sıkça söylendi, sık sık tekrarlandı.

Bu durum gösteriyor ki memleketimin havaları “ iyi”, hem de“çok çok iyi” olacak.

Bunun sinyalleri hemen konuşmalarda, yazılarda görülmeye başlandı.

“Reklam araları” denilerek kurulan cümleler rafa kalktı.

Yaptıkları peşkeş çekilerek satılıp, yaşadığı dönemdeki olaylar sorgulanırken;  bir film repliğindeki gibi” Yağmur yağdı. çaktı şimşek …”  misali görmeyen gözler görmeye, söyleyemeyen diller söylemeye, hastalıklı bünyeler de dimdik, sapasağlam ayakta kalmaya,”sap “olmadan,”çakı gibi “ saygı duruşunda bulunulmaya başlandı.

Bedeni aramızdan 79 yıl önce ayrıldığı halde, ışığı yol göstermeye devam ediyor.

Kiminin aydınlanma ışığı, kiminin babası oldu. Atatürk’ü yeni keşfedenler son sürat söylemlerine devam ediyor.

Söylediklerini unutmadan, yalanlamadan ve içten inanarak yollarına devam etmelerini bekliyoruz.

Pazara kadar, ağustosa kadar veya 2019’ a kadar değil de sonuna kadar sözlerinin arkasında dursunlar.

Uzun zaman içinde sindire sindire,  ağır ağır da olsa öğrendiler. Tez unutulmasın.

Bu durumları görmek beni çok duygulandırdı. Yolunda giderken, laf ile ”izinde”  değil de “zinde” olarak çalışmamız gerektiğini göstermek zamanıdır.

Bu durumları görerek; bu güne kadar asla taviz vermeden yolundan gittiğimiz, ebediyete kadar da yolumuzun ışığı olacak “ATA’MIZI” daha da azim ve kararlılıkla yeni nesillere tanıtmalıyız, tanıtacağız.

Demek ki; sağlık, selamet ve huzurun sloganı”  başın düşüyorsa dara, kurtuluşu ATATÜRK’ te ara”  olmamalı.

Her zaman ATATÜRK’ÜN gösterdiği “ÇAĞDAŞ UYGARLIK YOLU”  izleyeceğimiz yol olmalı!

Cevap Yaz

Bir Yorum Yapın

X