Sivas: Ulusal Birlik ve Dayanışma

0 Paylaşım
0
0
0

Cumhuriyet Tarihimizin önemli aşamalarını anarken, çoğu kez, Savaş Sürecinin çatışma aşamaları kurtuluşumuzu sağlayan en önemli aşamaymış gibi sunulur.

Elbette o aşamalar, doğrudan kan ve can karşılığı geçilebilmiştir. Ağır bedeller ödenmiştir.

Yurdun boydan boya şehitliklerle donanmışlığı da tanıktır, kanıttır.

Küçümsenemez.

Ama, o aşamaların geçilebilmesi, zaferlerle sonuçlanması, Lozan’la taçlanması önceden ulaşılmış bir büyük başarının sonuçlarıdır.

Osmanlı’nın teslim olduğu, Mondros’u, Sevr’i imzalayarak yurdu peşkeş çektiği, ulusu da tutsaklığa düşürdüğü bir ortam oluştuğu biliniyor.

Emperyalist devletlerden birinin mandasına sığınmak, onların isterlerse sunacağı koşullarda yaşamaktan başka seçenek görülmemekte.

Sarayı ve saltanatı kurtarmaktan başka bir amaç düşünülmemekte.

Halk, yaralı, yorgun, yoksul ve umutsuz.

İşte bu koşullara karşın, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, o koşullarda düşü bile kurulamayan, göze de alınamayan bir amaca yöneliyorlar.

Yeni, bağımsız bir Türk Ulus Devleti kurmak.

Anadolu’ya geçiş, Amasya Genelgesi, Erzurum Kongresi göstermiştir ki, Anadolu’da böylesi bir amacı düşleyenler az da olsa var.

İşgale uğrayan ya da uğrama olasılığı olan yörelerde yerel örgütlenmeler ve direniş güçlerinin kuruluşu da bu düşün gerçeğe dönüşebileceğinin kaynakları…

Ancak, bir sorun var: Herkes kendi yöresini kurtarma kaygısında. Dağınık, iletişimsiz ve eşgüdümsüz.

Başarma olasılıkları düşük. Çünkü düşman örgütlü ve güçlü.

İşte Sivas Kongresi soruna çözüm üretilen dönüm noktası oluyor.

Orada, yöresel değil, ulusal kurtuluşa, yerel örgütlenme değil ulusal örgütlenmeye yönelmek gerektiği kararlılığı urtaya çıkarılıyor. Mandacı, dinci-gerici ve işbirliçi engellemelere karşın…

Ulusal amaç ve örgütlenme kararı alınıyor.

Ulusal amaç: Ya bağımsızlık, ya ölüm!

Ulusal Örgüt: Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Derneği…

Yetersiz güç ve olanakların tek amaca ve buyruğa yönelmesi…

İşte bu başarı nedeniyle, “Ulusal Kurtuluş Savaşı Sivas’ta kazanılmıştır.” düşüncesini taşımaktayım.

Bugünleri de böyle aşabileceğimi,z kanısındayım.

Sağlayanlara selam olsun!

0 Paylaşım
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You May Also Like

Bırakın Yıkılsın

Şu coronavirüs salgını başladığından bu yana insanlığın yaşadığı sağlık tehlikesi doğal olarak herkesi büyük bir korkuya sürükledi. Salgına…
Atatürk'ü Anlamak

Atatürk’ü Anlamak

Geçenlerde 19 Mayıs 1919’un 100. Yılında “Atatürk’ü Anlamak” adlı bir konferans verdim.  Böyle bir başlık seçmemin sebebi ülkede…

Umut Varsa Her Şey Kolaydır

2019 süreci başladı. Tek adam milli irade diye diye istediğini görevden alacağı, yargılatacağı tehditi ile istifaya zorluyor. İstifa…
Samsunlu Şairler: Âşık Sancak

Samsunlu Şairler: Âşık Sancak

Taşlamalarıyla Gündem Kovalayan Âşık: Hasan Sancak (Âşık Sancak)  Sanal ortamlarda paylaştığı tek kıtalık “şok, şok,  şok”larıyla tanınır Âşık…

Doktorlara Şiddet Paradoksu

Şiddetin her türüne karşıyım,şiddeti mucbir kılacak hiç bir neden olamaz, olmamalı. Dün, yani 25 temmuz 2019 tarihinde Samsun…
kıllıya çatarsın oğul

Durum Değerlendirmesi

Cumhuriyetci kadrolar ANADOLU ihtilalini gerçekleştirirken feodal ağaları,dinci taifeyi ve mütegallibe eşrafı tam anlamıyla tasfiye etmediklerinden(edemediklerinden), bugün yaşananlar kaçınılmazdı.…