Represyon

Okuma Süresi: 1 dk.

Bilinçaltının dışa vurumu çoğu zaman kişinin belli konulara verdiği tepkilerdir aslında.

Çevresindeki kişiler tarafınca iyi gözlemlenmedikçe anlaşılmaz. belki anlaşılır ama onlar tarafınca da bastırılabilir.

Sonuçta kimsenin ellemek ya da girmek istediği yer değildir bilinçaltı. özellikle de “oyun” üzerine kurulmuş bir Dünyada.

Bilinçaltı kişilerin ve toplumların kütüphanesi gibidir. raflarda bir sürü olay, yaşanmışlık, bilgi , düşünce vardır neyin nerede olduğu belli olmayan, bir düzen olmayan. ve orada toz içersin de dururlar ta ki biri ya da bir şey bir gün gelip dürtükleyene kadar. dürtüklenenin dışa vurumu ise kimi zaman hakaret, kimi zaman kaçma, kimi zaman saldırı, kimi zaman ise inkar olur. dışa vurumunda samimiyet yoktur. olsa zaten kilit altında kalmazdı değil mi?

Bizim gibi geri kalmış ve tarihi travmalarla dolu toplumlarda bilinçaltları “zımazık” doludur ne kadar “zınk”larsanız zınklayın fukara donu gibi bir yerden yırtılıp fışkırır,genelde herkesin bilinçaltı benzer olaylarla dolu olduğundan ortaya dökülen fışkıyı görmezden gelmek incelenmesi gereken psikolojik bir vakadır.

Belki de bu coğrafya insanlarının kaderi bu.

Sigmunt Freud’u ciddiye almak gerekir çocukluğunda “topu mahalledeki inşaata kaçanlar her gördükleri kaçak inşaatlarda yaşadıkları travmayı anımsarlar -kimbilir- sağa,sola bok atma alışkanlığı “suçluluğun telaşı”dır.

Kim ne derse desin;bu ülkede hiç bir siyasal oluşum CHP’ye rağmen iktidar olamaz,es kaza olsa bile “muktedir” olamaz.

Belki de CHP’nin paradoksu Türk rönesansı olan cumhuriyetimizi koruma ve geliştirme gibi ağır ve kutsal bir misyonu olmasıdır. siz bakmayın genel seçimlerde %25 oy aldığına NİCELİK “sürüler” için bir değer taşır,aslolan NİTELİKTİR.

Her önüne gelenin CHP’yi taşlayarak tabanını sağlamlaştırmaya çalışmasının başka bir izahı var mı?

Sosyolojik bir realitedir;”su akar ,yatağını bulur” CHP bir gün mutlaka suyu yatağından akıtacaktır,yeter ki KAYNAK kurutulmaya.

Yanıtla

Your email address will not be published.