Kantarın Topuzu

Okuma Süresi: 2 dk.

Yeni yıl geldi.

Geçen eskide kaldı desek de yaşadıklarımız, yaşanılanlar aklımızın bir köşesinde kendisine iyi bir yer edinmiştir.

Önümüzde fazla zaman olmasa da uzun ince bir yol var. Bu yol “Kıldan ince, kılıçtan keskin” denilen yol. Bu yol üzerinde aynı hassasiyette olan bir köprü var.

Bu köprü “Deli Dumrul köprüsü” değil.

Bu köprüden geçişler öyle her aklına estiğinde geçilen köprü değil.

Köprüden geçişin de bir bedeli var ki…

Öyle TL, Dolar ya da Euro ile ödenecek türden değil.

Bu köprüden geçişler; hak, hukuk, adalet çerçevesinde, hakkaniyet ölçüsüne uyanların rahatça geçebileceği bir köprü.

Avrupa’dan bir türlü alınamayan vize ile serbest dolaşım hakkı gibi de geçişi olmayacak.

Hakkaniyet ölçüsünde, yalan, talan ve çalan olmadıktan sonra rahatça geçilebilecek köprü önümüzde

Köprüye kadar dosta kazık atmak da dahil olmak üzere her şey serbest…

Artık o köprüden geçerken para atmak, kazık atmak veya küfür göndermek olmayacak.

Sadece yolun sonunda bir kantar kurulu.

Kantarın topuzu öyle bildiğiniz topuza pek benzemiyor.

Kantarın bir kefesinde suya, gıdaya, elektriğe yapılan zamlar, diğer kefesinde maaşa yapılan zamlarla birlikte “Şükretsinler” sözü bu güne kadar durumu kurtarsa da, bugünden sonra biraz zor görünüyor.

Kişilerin yaptıkları otomatik olarak ağırlık hanesine yerleşiyor.

Kantarın başında bulunanlar gördüklerini, yapılanları, söylenenleri göz önüne alarak ağırlık değerlendirmesi yapacaklar.

Halk kendisine insanca davrananı, insanca muamele edeni görüp onaylayacak.

Halk kendisine adaletli davrananı tutacak.

Halka küfreden, tepeden bakan, ayrımcılık yapanları da teraziye koyup tartacak.

Bu terazi öyle sıradan bir terazi olmayacak.

Özel ve de özellikleri olan bir terazi.

Bu terazide her şey tartılacak.

Örnek mi?

“Benim vatandaşım çöpten rızık topluyorsa, pazardan atık topluyorsa, meydanlarda insanlar ‘Açız’ diye bağırıyorsa, ev kirasını, elektriğini, suyunu ödeyemiyorsa, halkın yarısı yoksulluk sınırının altındaysa… Ülkeyi bu duruma mevcut hükümet getirmiştir.”

Bu sözlerin sahibi 2002 yılından beri kesintisiz iktidarı elinde bulundurmaktadır.

Halk terazinin topuzunu bu bilgilerin ışığında ayarlayacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Kimin ne kadar geleceği, kimin görünen ağırlığı mı? Kantardaki ağırlığı mı?

Kim ne kadar az, kim ne kadar fazla onu hep birlikte göreceğiz.

Kantar mı nerede kurulacak?

Dedik ya bu bildiğiniz gibi bir kantar değil.

İçi görülmez bir kutu.

Mart’ın son günü her yerde kullanıma hazır olacak.

1 Comment

  1. Süper yazdınız dostum. Emeğınizse sağlık. Birgün gelecek tarttıkları kantar kendilerini de tartacak. Ağlamak bağırmak para etmeyecek. Umarız 31 martta halktan kuvvetli tokat yerler.
    Sevgilerimle.
    Eyüp Uzunali

Yanıtla

Your email address will not be published.