“Orda Bir Köy Var Mıydı?” Dememek İçin

Okuma Süresi: 1 dk.

Meclis yasaları çıkarır. Yürütme organları da yasaların uygulanmasını sağlar.

Görevliler de üzerlerine aldıkları sorumlulukları yerine getirmeye çalışırlar.

Eksiksiz olarak görevlerini yapmak zorundalar.

Ama bazen öyle olmaz.

Kimileri görevlerini büyük bir ciddiyetle yerine getirirken,

Başka birileri de üzerlerindeki sorumluluğa değil de iktidar partisinin yetkililerinin isteklerine göre davranırlar.

Görevlerini yaparken de görevlerinin hakkını vermezler.

Aldıkları talimatlara göre davranırlar.

O zaman da yasalar ve yönetmelikler askıya kaldırılmış olabilir.

Kendi halinde bir köy düşünün.

Hiç kimse ile işi olmaz. Etliye sütlüye karışmaz.

İşinden eve, evinden bahçesine gidip, huzur içinde yaşarken günün birinde bir yerlerden emir alanlar köye çimento fabrikası kurmak için her yolu denediler.

Arkalarını zamanın iktidarına dayadılar.

Onların desteklerini aldılar.

İşsizliği bitirme bahanesini ileri sürdüler.

Halkı, alicengiz oyunuyla birkaç gruba bölerek, dağınık yerlerden parça parça yerler aldılar.

 Köyde 1988 yılında tamamlanan kadastro çalışmaları ile halka verilen yeni tapuları iptal ettirip, 1910 yıllarındaki eski tapularını yürürlüğe koyarak halkı yerinden, tarlasından, arazisinden ederek çimento fabrikasının kuruluşunu gerçekleştirdiler.

 Bu fırıldaklığı yapana ceza kesilmedi, hesap sorulmadı.

 Ama oyun bununla da bitmedi.

 Gidip, gelip köyün geride kalan arazilerini de ele geçirip taş kırma ocakları açmaya çalışmaları devam etti, durdu.

Üç köyün içme suyunun olduğu tepeleri de taş ocağı işletimine almak istemeleri “KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR”  sözünden” köylünün sesi çıkmasın. Susturun şunları” aşamasına geçildiğinin görüntüsünü yaşıyoruz.

Şüphesiz taş ocağı da gereklidir. Kırma taş ta gereklidir.

Ama birilerini huzursuz edip, sağlıksız ortamda yaşamalarına sebep olmak ile olmamalı.

Bulundukları yerlerden insanları başka yerlere nakil edebilmek için onlarla görüşüp konuşularak kimseyi üzmeden çareler üretilebilir.

Ama bu yolu deneyen iktidar henüz var mı bilmiyorum.

İnsana insanca değer veren iktidar mutlaka olmalı.

Köylüler de kendilerine değer verenleri, kendilerine değer verecek olan iktidarı tercih etmeli.

Dedelerinden aldıkları toprakları, torunlarına sağlıklı aktarabilme istekleri de normal karşılanması gerekmez mi?

Köylüler, birlikte hareket ederlerse kazanacaklar bilinciyle hareketle;

Kendi haklarına kendileri sahip çıkmalı.

Yanıtla

Your email address will not be published.