Nasıl Yani!

Abdurrahman Öztürk

Televizyon karşısına oturdum sokak röportajlarını izliyorum…
Kadın kendine uzatılan mikrofona öyle şeyler söylüyor ki işte diyorsun halk bu kadar sıkıntıda yaşarken bu defa iktidara direkt kırmızı kart çıkaracak.. Kadın mutfaktaki yangından söz ediyor işsizlikten söz ediyor pazara gidip boş fileyle eve döndüğünden söz ediyor…sunucu sormasa da olur diyorsun…”teyze kime oy vereceksin” diye soruyor… “Bunlar ülkeyi mahvetti oyumu AKP’ye vereceğim” diyor…Yazımın başlığı işte bu durumun yanıtı “nasıl yani…”

Hani ekrana çıkıp da sürekli iktidarda oldukları halde muhalefetteymiş gibi konuşuyorlar ya bunun toplumda demek ki karşılığı varmış…”nasıl yani.. “

Tam da burada medyanın önemi ortaya çıkıyor…
Halkın doğru habere ulaşma görevi ile kendini konumlandırmış medya ne yazık ki giderek küçülmekte ve sürekli baskı ve cezalandırmalar ile yılgınlığa itilmek istenmektedir…

Ekonomik göstergelerin bu kadar açık ortada durmasına rağmen krizin atlatıldığı ve bahar aylarında şahlanışa geçileceği yalanları yandaş ve yandaşlaşma yarışında sınır tanımayan merkez medya tarafından sürekli manşetlere taşınarak algı operasyonu yürütülüyor..bu operasyonun başarılı olduğu “nasıl yani” dediğimiz teyzenin yanıtıyla da ortaya çıkıyor…”nasıl yani..”

Hitler Almanyası’nda Goebbels medyasının halkı nasıl yanlış yönlendirdiğine dair anlatılan anekdotun tam da sırasıdır…
Ruslar müthiş bir direnişle Hitler ordusunu yenilgiye uğratır ve Berlin düşer…Alman gazeteleri bu yenilgiyi yazmak yerine Hitler ordusu üzerine övgüler yazmaya devam eder…Almanlar yenilgi sonrası savaş meydanından kaçmak zorunda askerleri linç etmeye çalışır çünkü Goebbels medyası “yalanı ne kadar büyük ve ne kadar çok söylersen o kadar inandırıcı olur” deneyiminden hareketle dört koldan öyle çok yalan haber yapmış ve yalanı o kadar çok tekrarlamış ki Alman halkı çöküşü bir zafermiş gibi algılamak zorunda kalmış…benzetmek gibi olmasın ama “nasıl yani…”

Ekonomik olarak bu kadar ağır sorunlarla boğuşurken ve bu sorunlar toplumda orta tabakayı yok edip ülkeyi çok zenginler ve çok yoksullar olarak ikiye bölmüşken elbette yılgınlığa düşüp teslim olmayacağız…
Kendisini kimin yoksullaştırdığını bilmeyip yoksullaştırana kızan ama gene de bu yoksulluğu örgütleyene oyunu vereceğini söyleyen o kadar çok insan var ki bu ülkede işte biz o insanlara ayna tutmak zorundayız…

Gücümüzü bölmeden birbirimizi örselemeden hiç kimseyi ötekileştirmeden ve asla bilgi eksiklikleri ile alay etmeden inatla ve ısrarla bilgi sahibi olduğumuz her konuda toplumun medya sarhoşu olmuş insanlarını uyandırmanın çabasıyla geleceği inşa edebiliriz….

Zor ama imkansız değil…
Mart’ın sonu baharsa…bahar yeniden uyanışsa çalın davulları bu kör düzen yıkılacak yıkılmak zorunda çalın davulları duymayan kalmasın…
Demokrasi… Adil paylaşım ve adil yönetim için acil demokrasi…
Yazdıklarım anlaşılmadı diyenlere yanıtım… “Nasıl Yani…!!!”

Total
0
Shares
1 comment
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Related Posts
suriyelicocuklar

Çeşitleme

Ülkemizdeki Suriyeli çocukların Kayıp Kuşak olmasını engelleyebilmek için mutlaka okula gitmeleri sağlanmalıdır. Yoksa uğraşacağımız sorunların büyüklüğü sıkıntılı boyutlara…
Mehmet Çamlıbel
Oku
1805355_1920x1080

Distopya

Türkiye’nin kontrolsüz ve hızlı bir şekilde sürüklendiği siyasal ve ekonomik felaketin siyasal tellallığını yapmaya kalmayacağım , Bu tür…
Cemil Biçer
Oku
Böyle Gitmez

Böyle Gitmez

Teknoloji hızlı  bir şekilde  gelişip, her alanda  kullanılıyor. Bu nedenle de yaşadığımız  her  gün yeni  yeni  kazanımlarımız  oluyor.…
Halil Boz
Oku

CHP Bu Ülkenin Banisidir

CHP, Bir misyon partisidir,emperyalizmin yayılma politikası önüne ulusal direnmeyi bend yapmış bir bir direniş örgütüdür: Bu anlamda Çağdaş…
Cemil Biçer
Oku