Öyle Miyiz?

6 mins read

Engelliler haftasındayız.

Engellinin en büyük silahı sabır ve azimdir.

En büyük engel sevgisizliktir.

-Reklam-

Cehalet de baş engeldir.

Tv ekranlarında birileri 50 kişiyi öldürebilecek bir silah ve cephaneliğe sahip olduğunu beyan ediyor.

Ailece listeler tutulmuş, kimleri katledeceklerinin planlarını yaptığını rahatça söyleyebiliyor

-Reklam-

Kime ve neye karşı silahlanmış?

Kimlere silah kullanacak?

Millete hakaret etmek serbest mi?

-Reklam-

Bu açıklamaları görmeyenler,

Sorgulamayanlar,

 Buna tepki verecek kişilere söz konuşabilme hakkına sahip olurlar mı?

-Reklam-

Bütün insanlar engelli adayıdır. Bu nedenle herkes duyarlı olmalı.

Engelliler kendilerine sahip çıkamaz,

Aklını kullanamaz,

-Reklam-

 Aklına getirdiklerini yapamaz.

Onların da günlük hayattan beklentileri, istekleri vardır.

Bazı istekleri düşündüğümüz sıradan, normal isekler olmayabilir.

-Reklam-

Gönüllerinden geçenler, sağlıklı insanın istemeyeceği şeyler de olabilir.

Bu ve buna benzer nedenlerle engellileri koruyup, kollamalıyız.

Sadece kişiler mi engelli olur?

-Reklam-

Yönetenler de, yönetilenler de engelli olabilir.

Bir sistem kurmaya çalışırsınız.

Bazen bu durum öyle bir hal alır ki, işin içinden çıkabilmek mümkün olmayabilir.

-Reklam-

Varmak istenilen sonuç ile karşılaşılan durum birbirine tamamen ters olabilir

Bunun örneklerini evde, çevrede, devlette de görebiliriz.

Adam çevresinde demokrat tanınır da evdekilere zindan hayatı yaşatabilir.

-Reklam-

Adı ile kendisi de uyumlu olmayabilir.

Adı Cumhuriyettir, ya da Cemahiriye adını almıştır.

 Diktatörlükten, diktatörden farkı yoktur.

-Reklam-

Adı demokrat olur da yaptıkları faşist diktatörlükte görülemez.

“DERMAN” adını alır. Bir de bakarsın ki yaptıkları sizde derman bırakmaz..

Adı “güzel” olur. Uygulamaları çirkini bile aratabilir.

-Reklam-

Adına adalet koyar.

Adalet sadece isimlerde, sözlükte, tabelalarda olabilir.

Bir süre sonra koltuktan, çevresinden, şakşakçılarının desteğiyle,

-Reklam-

 Dış desteklerle ayaktadır.

 Bir de bakmışsın ki “demokratlık, adalet “ sadece sözlüklerde duruyor.

Devamında…

-Reklam-

Devletin varlığına kast edecek düşmanlara fırsat sağlayacak her ortam mevcut

Cephelere ayırmış millet,

Çatışma haline sokulmuş halk,

-Reklam-

Hatta taş üstünde taş kalmamış şehirler…

Bu örnekleri uzun uzadıya çoğaltmak mümkündür.

Terazi “adaletten” şaşmaya başlayınca;

-Reklam-

 Bakan,

Gören,

İşiten,

-Reklam-

 İzleyenler teker teker işin içinden sıyrılır.

Aman başıma bir şey gelmesin.

“Ele yelek olan bana elbise olur.”  diye aklından geçirip,

-Reklam-

Sadece günlük çıkarlarını düşünenler olduğu müddetçe,

 İktidar gücünü elinde bulunduranlar gittikçe daha zalim,

Daha gaddar olmaya başlar.

-Reklam-

Cılız ses çıkaranları da sinek gibi ezmeye,

Ezdikçe de azmaya başlarlar.

Bunun en bariz örneklerini

-Reklam-

Musolini’de

Franko ‘da,

Hitler’de bütün dünya gördü.

-Reklam-

Alman papaz;

” Sıra bana gelinceye kadar ses çıkarmadım.

 Sana gelince de ses çıkaracak kimse kalmamıştı” diyerek, kısa ve net özetlemişti.

-Reklam-

Kendisine dokunuluncaya kadar ses çıkarmayanlar sağlıklı bir düşünceye sahip mi?   

Bütün organları sağlam olduğu halde “düşünmeyi” başkalarına bırakanlar da engellidir.

Toplum düşünen, sorgulayan, eleştiren ve uygulayan insanlarla gelişir.

-Reklam-

Ders çıkarılıp, önlem alındıkça tarih tekerrür etmez.

Bakan,

Gören,

-Reklam-

Sadece kendisi için değil, toplumun menfaatini de düşünen…

Her şeyden önemlisi de çocuklarımızın geleceğini…

 Toplumda düşünenler çoğaldıkça işler daha düzenli olur.

-Reklam-

Düşünebilen insanlar attıkça demokrasi de engelli olmaktan kurtulur.

 Bütün bunları yaparken sağlığımıza gerekli özeni göstermeliyiz.

Beden sağlığı kadar, akıl sağlığımız da çok önemli.

-Reklam-

Akıl sağlığımıza gerektiği önemi vermezsek,

Aklımızı başkalarının kullanımına devredersek,

Kapıldığımız akıntının sonunda engellilik derecemiz de belli olur.

-Reklam-

Halil Boz

Köşe Yazarı

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.