%10 Mustafa Dayatmasına Hayır!

Bugüne kadar CHP‘nin bir üyesi olarak aday belirleme yöntemini yüksek sesle eleştirdim. Demokratik hakkımı kullandım.

Yanlış yapmasının/yanlışa sürüklenmesinin -kendi çapımda- önüne geçmeye çalıştım.

Bu süreçte bir çok samimi CHP‘li dostlarım kızdılar bana. CHP‘ye zarar veriyorsun diye. Oysa benim derdim bu ceberrut iktidardan kurtulmak için CHP‘nin üzerine düşen görevi yeterince yapmasını sağlamaya yönelikti.

Bugün artık aday listeleri YSK‘ya verildi. Yasal zorunluluklar dışında değişme olanağı yok. Bu nedenle örgüt bilincim ve ülkemizin içinde bulunduğu koşullar gereği -il ve ilçe yönetimlerinin yetersizliği ve beceriksizliği dahil olmak üzere bir çok konuda eleştiri hakkım saklı kalmak koşuluyla- savaş baltalarını buz dolabına kaldırıyorum. 31 Mart akşamına kadar buz tutacak.

Martın sonu bahar” olunca buzlar çözülecek ve yeni bir demokratik yarışa başlayacağız. Martın sonu bahar olması için tüm gücümüzle çalışmalı ve bu ceberrut iktidardan kurtulmalıyız.

Yoksulluk. yasaklar ve yolsuzluğu bitireceğiz diye yola çıkanlar döne döne aynı yere geldiler. Yoksulluk diz boyu. Çadırlarda sebze meyve satarak pahalılığı önlemeye çalıştığını iddia ediyorlar. Dış güçlerin yerini meyve sebze komisyoncuları almış durumda.

Hep mağduriyet edebiyatı yapıyorlar. 17 yıl iktidarda olup hep muhalefet gibi konuşan bir lider var.

Yasaklar geri geldi. Mesela bina çöker yayın yasağı gelir. Yurtlarda çocuklara tecavüz edilir yayın yasağı gelir. Hatta saray yapılır maliyetinin açıklanması toplum yararına değildir diye açıklama yapar TOKİ.

Tazminatla Kılıçdaroğlu üzerinden toplum terbiye edilmeye çalışılır. Konuşana tazminat ve hapis kılıcı hazır bekletilir.

Yolsuzluk yoktur. Çünkü yolsuzluk yasal hale getirilmiştir. Mesela Samsun Büyükşehir Belediye Başkan adayının halk arasındaki ismi %10 Mustafa‘dır. Söyleyenlerin yalancısıyım ben.

Yolsuzluk yok çünkü yolsuzluk haberi yapacak gazeteci yok. Uğur Dündar bile Arena’da Atatürk güzellemesi yaparak günü kurtarıyor.

Yolsuzluk yok çünkü yolsuzluğu ihbar edecek babayiğit yok. Ankara’yı parsel parsel sattınız diyen malum kişi bile susturuldu.

Ben ne yaptıysam başbakanın emri ile yaptım diye bakanı unutmadık daha. Dört bakan aklanırken, Zarrab ABD’de saklanırken yolsuzluktan kim söz edebilir ki?

Yolsuzluk yok çünkü yolsuzluğu ortaya çıkaracak, yargılayacak savcı, hakim, polis, asker darmadağın.

Kafasına çuval geçirilen asker mi? Çadır mahkemeleri kurulan ülkede hakim ve savcı mı? Fetöcü damgası yerim korkusu ile yaşayan polis mi? Memur mu ortaya çıkaracak? Hadi oradan canım.

Velhasıl martın sonu bahar olması yetmez, genel bir temizlik yapılmalı. Vicdanlardan başlayarak ahlaki bir temizlik.

Adalet içinde hukukun üstünlüğü sağlanarak temizlik yapılmalı. Yolsuzluk yapanlar hesap vermeli. Yasaklar kaldırılmalı. Yoksulluğun müsebbibi cezalandırılmalıdır.

Haydi alana bir kişi daha fazla ikna edilmeli. Bir kişi daha bu ceberrut iktidardan kurtulmak isteyenlerin safına katılmalıdır.

Söz konusu vatansa gerisi teferruattır. Haydi kolay gele…..

İsmail Tutoğlu
1963 yılında Rize ili Pazar ilçesinde dünyaya geldi. Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesinden 1986 yılında Tarih öğretmeni olarak mezun oldu. Son olarak Samsun İlkadım Ondokuz Mayıs Lisesinde Tarih Öğretmeni olarak çalışmaktaydı. Evli ve üç çocuk babası. Eylül ve Deniz adında iki torun sahibi. Eğitim-İş Samsun Şube Başkanlığı ve Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Genel Başkanlığı görevlerinde bulundu.

Bir cevap yazın