Bunu Hak Etmiştik!

Okuma Süresi: 2 dk.

Geldiğimiz nokta yürekler acısı. Tüm değer yargılarımız yerlerde sürünüyor.

Sistematik bir toplum mühendisliği çalışmasının ürünü tüm yaşadıklarımız.

Ana muhalefet partisinin genel başkan yardımcısı,” Bedelli askerlik yapanların bedellerini ödeyip askerlik yapmalarını sağlayacağız” diyor.Aklı sıra buradan oy devşirecek,Şark kurnazı.KEMALİZMİN yüz karaları.

Cumhurun başı şehit komiserin cenazesinde cami avlusunda meydan nutku atıyor ; şehitliğin erdemi konusunda. İki mahdumunun “ÇÜRÜĞE” ayrılmış olduğunu unutmuş olmalı.?
Diyanetin başı;her vilayete bir “Kıble tayincisi” ihdas etmiş…bunun bir adım ötesi her camiye bir “kıbletatörlük” tür.

Vatandaş ;şehadet hamasetlerini yutmuyor artık şehit insanların niçin hep yoksullardan oluştuğunu sorguluyor….bilmiyor ki memleketin %90’u yoksul.

DİE raporlarına göre ülke nüfusunun %10’nun milli gelir pastasından aldığı pay %90′ nın payından fazla matematiksel olarak her 90 fakir şehide karşılık 10 varsıl çocuğu şehadet şerbeti içmeli …o da bedelli yaptığından “alavere-dalavere Kürt memo nöbete hesabı.

Memleket yangın yerine dönmüş mahallenin orospusu saçını tarıyor.Ana bedduası almış berduş evlatlara döndük.ölen kim ?,öldüren kim ?

Vatan: uğruna ölmenin, her koşulda kayıtsız şartsız kabullenildiği bir ulvi terbiye idi. Getirildiğimiz noktaya bakın dostlar.Bu yozlaşmanın bir adım ötesi “vicdani redciliktir”.

Eğitimsiz insanlarda hafıza balıkların ki ile ölçülür 3 saniyedir.akşam yediğini sabah unutan alıklar haline getirildik.
Düşünmek suç,düşünceyi açıklamak günah sayılır oldu,okullar “soran,sorgulayan,eleştiren ” eğitim modelini kömürlüğe gömdü şimdi moda “kayıtsız-koşulsuz” biat etmek.Üç kulhü,bir elham yetiyor diploma almak için.

Toplum mühendisliği ülkemiz için pek bilinmeyen ve ilgi duyulmayan bir bilim dalı 200 üniversitemiz(!) olmaklığı ile övünenler nedense bu bilim dalına pek rağbet göstermiyorlar, nasıl olsa bu alanda Küresel Emperyal oligarkların kerameti “Arap baharı estirilen ülkelerden menkul” yüksek lisanslı PENTAGON toplum mühendisleri harıl-harıl çalışıyorlar. Maşallah çekelim de nazar değmesin.

Önce bayrak çiğnendi sustuk, sonra cumhuriyetin ırzına tasallut edildi görmezden geldik,Laikliği bir gece yarısı baskını ile dağa kaldırdılar “zaten yollu idi” dedik,adaletin gözü bağlı tazesini zaten sevmemiştik yarı çıplaktı.

Sıra bize geldi artık kimse elini arkaya tutmasın,tenhalara çökertilenleri görmezden gelmenin bir bedeli olmalı…

“Susma,sustukça sıra sana gelecek” diye meydan meydan bağırmaktan Afezi olduk,biz bağırdıkça sağırlığa yattın.
En stratejik kuruluşlarımız ahbap-çavuş ilişkileri içinde küresel emperyalist baronlara peşkeş çekilirken sadaka ekonomisinden dağıtılan bir kaç çuval küflü makarna ve ıslak kömüre tav olup körlüğe yattın.

Anaya,babaya bakmak bile para kazanma kapısı oldu…halkın büyük bölümü “keşke çocuklardan biri sakat olaydı hem o maaş alır hem ben nemalanırım” duasında.

Bakanlığın kendi istatistik verilerine göre evli çiftlerin yarısından fazlası sahte boşanma yaparak anadan babadan maaş alma dümeni uydurmuş.

Toplum olarak hızla çürüyoruz,binlerce yılda oluşturduğumuz DEĞER YARGILARIMIZ ayaklar altında can çekişiyor.
Biz bunları hak etmiş olabilir miyiz ?.

Tuz oksidasyonu (çürümeyi) önler .

Y A ; T U Z Ç Ü R Ü R S E…!

Yanıtla

Your email address will not be published.