Ak Parti’de Derin Yarılma

İsmail Tutoğlu

Soylu’nun “soylu” davranışına izin vermediler kimler izin vermediler. Öncelikle Saray izin vermedi. Çünkü böyle giderse sıranın kendisine geleceğini anladı.

İzin vermedi çünkü kendisinin istemediği hiçbir şeyin yapılmaması gerektiğini, tek taraflı bir irade beyanı olan istifanın bile kendisi tarafından istenmesi gerektiğine alışmış (Davutoğlu ve ağlayarak giden belediye başkanları gibi). Her şeyin ama her şeyin kendi kontrolünde olması için izin vermedi.

Bu dışarıya karşı verdiği mesaj dışında, bu gerekçelerden daha etkilisi AK Parti içindeki Soylunun gücü ve tabandaki popülaritesi.

Soylu bu kararıyla sarayın dışında bir irade ortaya koymuştur. Ben istifa ediyorum yanlış yaptı(n)m demiştir. Sokağa çıkma yasağı açıklarken Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla bu kararı aldık diye 2 kez altını çizmiştir. İstifa ederken karar benim diyerek istifa etmiştir. Birinden biri yalan.

Bana sorarsanız Soylu, Erdoğan’a operasyon çekmiş hem de kendi gücünün kontrolunu yapmıştır. Yakında kokusu çıkar.

AKP içinde bu olay ilk defa gerçekleşiyor her şeyin Erdoğan’ın kontrolü ve isteği ile yapıldığı algısını darmaduman eden bir karar. Bu olay kolay kolay sindiril(e)mez.

Soylu parti içinde tepkileri üzerine çeken paratoner görevi yapıyordu. Bu nedenle çok sayıda seveni ve sevmeyeni vardı. İstifa kararı duyulur duyulmaz sevmeyenler sevinerek, sevenler üzülerek tepki koydu. Bu tepki Erdoğan’in elini kolunu bağladı. Artık kendisinin kontrol edemediği, edemeyeceği bir güç ortaya çıkmıştı. Soylu’nun istifasını kabul ederse cumhurbaşkanı yanlış yapar diyordu tabanda ki AKP’liler.

Bugüne kadar Tayyip ne yaparsa iyi yapar diyen kesim Tayyip’in de yanlış yapacağını düşünmeye başlamıştı çünkü işler iyi gitmiyordu, ekonomi berbattı, bir maskeyi bile düzgün bir şekilde dağıtamamışlardı. Kasa tamtakırdı ve yerel yönetimlerde CHP’li belediyeler beklenenden daha başarılı performans gösteriyordu. Tüm engellemelere rağmen halka ulaşıyor vicdanlı tüm halkın sempatisini kazanıyordu. Bugüne kadar her şeyi muhalefetin üzerine yıkıp tüm olumsuzlukların sorumlusu CHP diyor kutuplaşma siyaseti üzerinden kendi tabanını diri tutuyorlardı.

Oysa korona bu hipnozdan halkın önemli bir bölümünü kurtardı. Can tatlıydı ve koronanın şakası yoktu. Özellikle CHP’li belediyeler bu süreçte doğru işler yapıyorlardı. İşte tam böyle bir dönemde AKP içinde de “derin” yarılmalar ortaya çıkmaya başladı artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.

AKP’de ezber bozuldu. Korona bugüne kadar ezber konuşanların ezberlerini bozdu. Mesela CHP camileri kapattı! ezberi AKP’nin aynı uygulamayı yapmasıyla bozuldu.

Demek ki zorunlu hallerde camiler kapatılabiliyordu. Demek ki zorda kalınca cumalar da yasaklanıyor, camilerin kapısına kilit vurulabiliyor, giriş çıkışlar yasaklanabiliyordu. Demek ki üç cuma camide namaz kılmayan dinden çıkmıyordu. Demek ki halka yardım yapmaz denilen CHP’li belediyeler, yardım toplama kararı alıyor, aşevi ile halka yardım ediyorlardı.

Ekonomimiz çok iyi! IMF’ye borç veriyoruz diyenler IBAN numarası vererek halktan yardım toplamaya başladılar. Böylece iflas ettiklerini itiraf etmiş oldular. Demek ki muhalefetin dedikleri doğru: “işler” iyi gitmiyordu. kısacası ezber bozuldu.

Babacan Davutoğlu hikaye, onlar treni kaçırdılar. AKP de artık Tayyibe yanlış yaptın diyen Soylu ve avanesi var. bu kavga çok su götürür. Kayık delindi batırır mı batırmaz mı onu zaman gösterecek.

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Related Posts
soner-yalçın-samsun-umut

Kuzu Postuna Bürünmüş

Önce gazeteciliğe “milli görüşte” başladığını söylemesi, kendisini mazur göstermez… Efendim Erbakan ile ilgili kitap yazmışmış da, “Milli Görüş…
İsmet Top
Oku

Hayat Bayram Olsun

Hafta sonunda bir gün ara ile iki bayramı bir arada kutlayacağız. Herkesin ama herkesin Zafer bayramını ve Kurban…
Tekin Akın
Oku

İdam Goygoyculuğu Üzerine Bir Deneme

Osmanlı devletinde,Vezirler, sadrazamlar, devlet adamları umumiyetle boğdurtulurdu. Osmanlı Hanedanı mukaddes sayıldığından hanedan mensuplarının asla kanı akıtılmaz, mutlaka boğularak…
Cemil Biçer
Oku

Şehir, Şiir ve Şair

Uzun süre ilham gelmesini bekledim. Bir yaz yazısı yazmak için her şeyden uzaklaşıp okurlarımı  güncel sorunlardan, ekonomik bunalımlardan…
Hüseyin Mertol
Oku
Atatürk'ü Anlamak

Atatürk’ü Anlamak

Geçenlerde 19 Mayıs 1919’un 100. Yılında “Atatürk’ü Anlamak” adlı bir konferans verdim.  Böyle bir başlık seçmemin sebebi ülkede…
İlknur Ünsal
Oku

Allah’ın Sopası

İzmir marşından rahatsız olan Konyaspor kulüp başkanı olan zat, ByLock kullandığı iddiasıyla göz altına alınmış, sonrasında ise bilinmeyecek…
İsmet Top
Oku