Oruçlar Yarışıyor Ama Ortada İnsanlık Yok

Bir zamanlar ölümüne size destek vermis insanlarin çocukları Ramazan ayında olum orucunda ölüyor! ‘Size’ demeyelim gerçi.. Çünkü siz o insanların haklarıni her seçim malzeme yapmaktan başka hiçbir şey yapmadınız. Sözde bahaneniz de işe alımlarda eşitlik ilkesinin ihlaliydi..

O dönem davayı satan FETÖ’cülerle harcadığınız devlet imkan ve bütçesi ama hiç rahatsız etmedi sizi… Bugünlerde de diyanet zina fetvası veriyor Saray’da nikahsızlar ağırlanıyor…

Grup Yorum türküleri hak hukuk adaletten başka bir şey söylemez. Onları dinlerken bırak fuhuşu yari sevmeye mecalin kalmaz… Bir de öteki cenah var tabii ki solu, Kürt milliyetçiliğine, Alevi fetişizmine kurban edenlere yazıklar olsun sol defterini böyle kapattınız bu ülkede…

Ayrıca kadını eğitim dışı bırakarak Ortaçağ karanlığını sonlandıracağını düşünen hukukçu, sosyolog, siyaset bilimci, dönemin öğretim üyelerini zekalarından dolayı ne kadar alkışlasak azdır. “Atatürkçü Düşünce” adını o yolda kullananları da… Ve Bunların kadın olanlarını anlamak hele hiç mümkün değil. Cahil bir kadının içine doğduğu feodaliteyi tek başına aşması mümkün müdür, tüm buna rağmen karşında senin müfredatın ile eğitim almaya gelmeyi başarmış ona yapılacak muamele bu muydu… Ancak özü dindar olup fahişelik yapanın böyle bir tahammülsüzlüğü olabilir örtülü insanlara yoksa gerçek aydının vicdani kanaati, aklı bu şekilde çalışamaz.

Asıl sizin gibi yobazlardan bilimin arınması lazım, Atatürkçü düşüncenin arınması lazım… O sebeple hiçbirinizi takmadan önüme geleni de pataklayarak o platformlarda turluyorum. Orada olmak zorundayım çünkü bu çağda dünya ölçeğinde güdülmek yerine iyi veya kötü muhatap alınan insan olma şerefine ancak laik eğitim almış insan olarak sahip olabilirsin, nerede kaldı dindarsan bile bu böyledir.

Bu sebeple bu topraklara her şeyden çok bilimsel bakış açısı kazandırmayı kendine ilk hedef seçmiş Atatürk’e sahip çıkmak bir insani sorumluluktur. Halkı emperyal saldırılara karşı doğru mevzide örgütlemenin de şifresidir. Saygı duyabileceğim zeka en fazla onu eleştiriye tabi tutarak benimseyebilenlerle sınırlı.

“Ben onu takdir ediyorum ama ayrı bir Kürt devleti istiyorum” diyebilen Kürt milliyetçisine de amacına desstek vermeyecek olmakla tahammülüm vardır, solcusuna değil ama çünkü solun etnik veya mezhep devletleri kurma derdi olamaz. En fazla kimliklerin ötekileştirilmesini eleştirebilir…

Tüm bu eleştirel ruh haline rağmen bir arada durmanın siyasi bir tanımı da vardır. Buna Agnostik demokrasi deniyor.

İlknur Ünsal
Tarihçi, Eğitimci, Araştırmacı Yazar, Çevirmen.

Bir cevap yazın