Nevruz Bayram Olsa

21 Mart bahara uyandığımız günün takvime yansımış halidir..

Türk dünyası olarak adlandırılan yeryüzü coğrafyasındaki ülkelerin hemen hepsinde farklı söylencelere dayandırılarak kutlanmakta olan “uyanış” anlamına gelen “Nevruz Bayramı” yani Bahar Bayramı tüm insanlığa kutlu olsun…

Nevruz,yeni gün ya da baharın başlangıcı olarak kabul edilir..ama günümüzde en çok ihtiyaç duyduğumuz “Barış Bayramı” olarak kutlanıyor…

Barış yeryüzünde bütün kıtalarda egemen olsun istiyoruz.. ne yazık ki yaşadığımız süreç bütün dünyada etnik ve dinsel savaşların yaşandığı açlık ve yoksulluğun yoğun olarak yaşandığı bir dünya olarak karşımızda duruyor…

Ülkemizde halkların kardeşliğini düşmanlığa dönüştürmek isteyen Türk ve Kürt şovenizmi ne yazık ki hala daha güçlü bir biçimde sürdürülmektedir.. Nevruz’u da Kürt kavminin bir direniş sonucunda kazanılmış bir bayram gibi gösterme çabası yazılı tarihte kabul görmeyen bir gerçektir.

Demirci Kawa efsanesi mitolojik bir öyküdür.. Demirci Kawa’nın yaşadığı toplumdaki halkına zulmeden bir krala karşı direnişi elbette kıymetlidir ama o günkü direnişi bugünkü ayrışmayla gerekçelendirmek hem Kürtlere hem de Türklere haksızlıktır…

Sömürünün kimlik tanımaz uygulayıcılarına karşı Kürtler ve Türkler ya da bu topraklarda yaşayan bütün etnik kimlikleri birlikte mücadele vermek zorundadır…

Barış insanlık için eninde sonunda gerçekleşecek bir düştür..bu düş er ya da geç ülkemizde egemen olacaktır.. Barış elinde kan izi olanlarla ulaşılacak bir hedef değildir.. Terörü yaratan nedenler ortadan kaldırılmadan ve bu terörü uygulayan taraflar bu konuda özeleştiri yapmadan yapılacak açıklamalar temenniden öte bir anlam taşımaz..

Ortadoğu’da halkları düşmanlaştırarak bölgenin yer üstü ve yeraltı zenginliklerini denetim altına alan ABD emperyalizmi petrol yataklarındaki rezervler tükendiğinde bu halkları kirlenmiş bir mendil gibi tarihin çöp sepetine atacaklardır…

Kürt siyasetinin Amerikan emperyalizmi ve uluslararası sömürgeci güçlere güvenerek kendi yurttaşlarına barış özgürlük ve refah vaadinde bulunurken aynı topraklar üzerinde yaşayan diğer halkları sömürgeci ulusun yurttaşları olarak gösterme çabası yalnızca emperyalizmin değirmenine su taşır…

Bu ülkede binlerce insanın ölümünden sorumlu PKK’dan barış elçisi yaratma çabaları yaşanılan kirli savaşta yaşamını yitiren herkese yapılmış bir saygısızlıktır…Ocağına ateş düşmemiş tek bir ilimiz yoktur..her ilimizin neredeyse her mahallesinde analar oğulları kızları eşleri için ağıt yakmıştır..

Yani acıları kanatarak barışa ulaşmak olası değildir..

Yoksulluk Mardin’de ne kadar ağırsa Trabzon’un dağ köylerinde de o kadar ağırdır..Diyarbakır’da sabahçı kahvelerinde işsizler ordusu nasıl gündelik iş bekliyorsa Çorum’un sabahçı kahvelerinde de işsizler kendilerine gündelik iş verecek birilerinin yolunu gözlüyordur…

Şırnak’ta.. Hakkari’de çocuklar nasıl haksız hukuksuz öldürülmüşse İstanbul’da..Hatay’da..Ankara’da.. Eskişehir’de de çocuklar haksız ve hukuksuz olarak öldürüldü..

Bu topraklarda bizi ayrıştırmaya çalışanların tuzağına düştüğümüz gün yalnızca kardeşliğimiz değil bu topraklarda bağımsızlığımız da tehlikeye girer..Türklerin bağımsız olmadığı bir yerde Kürtlerin bağımsız olamayacağı tartışılmayacak bir gerçekliktir…

Nevruz bir bayramdır..

Yeni bir günün başlangıcı baharın uyanışıdır…Bölünmenin kavganın ayrılığın günü değildir…

Savaş çığırtkanlığı yapanların inşa edeceği gelecek barışçıl bir dünya değildir.. Barışı hep birlikte bu ülkenin demokrasiye inanmış eşit yurttaşlık temelinde daha güzel bir Türkiye için yaşamın her alanında ortaklaşa dayanışma ve direniş sergileyen insanların kuracağı bir Türkiye’de kuracağız…

Nevruz ateşi…
Barışa
Özgürlüğe
Emeğe
İnsanlığa
Ve kardeşliğe ışık taşısın…
Nevruz..
Halayların
Zeybeklerin
Horonların
Seymenlerin omuz omuza Anadolu dayanışmasının günü olsun…

Nevruz hepimize bayram olsun.. Hepimize kutlu olsun…

Abdurrahman Öztürk
1960 Trabzon doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Karabük'te tamamladım. 1982 yılında Samsun'a yerleştim..1983 yılında üniversite eğitimi için İzmir'e gittim. Özel sektörde çalışarak 2009 yılında emekli oldum..2011 yılında Samsun'a kesin dönüş yaptım. Samsun'da bir süre "Ekip" gazetesinde günlük yazılar yazdım..bir süre de internet üzerinden yayın yapan "Demokrat Samsun" da yazdım. Samsun'da çeşitli platformlarının şiir etkinliklerine kendi şiirlerimle katkı vermeye çalışıyorum. Yazacağım köşenin ismi en çok ihtiyacımız olan umut üzerine olsun isterim. Umut! Daima!

1 Yorum

  • Selâmlar Özgür bey
    27-09-1979 doğumluyum
    İlk sigorta yerüstü girişim: 09-07-2002
    2012nin Nisan ayına kadar3500 prim yaptım

    2012nin 10.ayında yeraltına başladım. 7 yıldır yeraltında çalışıyorum. Şuana kadar 2000işgünü prim yaptım. Ne zaman emekli olabiliri

Bir cevap yazın