Depersonalizasyon


Her insanın hayatının kaotik dönemlerinde şöyle veya böyle yaşadığı*yaşayabileceği-ruhsal bir travmadır depersonalizm. Özellikle de bizim gibi toplumsal kırılmaları çok sık ve aritmisi yüksek olan toplumlarda çok sıkça görülür.

Bu bozukluk süreğen değildir,genellikle kendiliğinden geçer, hasta olanlar zaman içinde düzelir. Kişi kendini gerçekle bağlantılı hissetmese de, aslında gerçekle bağlantılıdır. Bu bozukluk kendiliğinden düzelme göstermezse, bu durumda psikoterapi yöntemlerden faydalanmak gerekir. Bu psikotik bir bozukluk olmamasına rağmen, antidepresanların ve antipsikotik ilaç kullanımı iyi sonuçlar vermektedir.

Bana sorarsanız bu travmatik rahatsızlığın en etkili ilacı “vakt-i kerahat” geldiğinde “domuz dıkısı” iki dule rakıyı kürd-ili hicaz şarkılar eşliğinde içmektir.-Yeşilay’cı dostlarımın kaşlarını çattıklarını görüyorum….ama yaşanmış,denenmiş ve sonuçları sabitlenmiştir,şahsımda. Depersonalizasyonik bozukluğun bir nörolojik sorun veya şizofreni gibi psikotik bozukluk olmadığı bilinmektedir. Bunun depresyon ya da panik bozukluğu gibi kişilerde yaşanan ruhsal bir sorun olduğu düşünülmektedir. Bu bozukluğun kişilerde ölümcül bir hastalığın sonucunda ya da toplumsal travmalar sonucunda ortaya çıktığı görülür. Bu sorun insanlığın yaşadığı küçük ruhsal tuhaflıklardan birisidir.

İnsanların yarısından fazlası geçici olarak, stresli olduğu zamanlarda bunu mutlaka yaşar. Kişi kendi gözleriyle baktığında, dünyanın kendi etrafında fakat başka bir kişinin yaşamında döndüğünü hisseder ve kopukluk duygusu yaşar.ası gibi durumlardan sonra ortaya çıktığı bilinmektedir.

Efendim…! Maksadım, size tıbbi alanda “ahkam kesmek” değildir, bunu önce şahsiyetime sonra size hakaret sayarım, şunun şurasında dostça söyleşiyoruz. Benim akademik kariyerim “Beşeri ve ekonomik coğrafya”dır, D.T.C.Fakültesinin efsane hocası DANYAL BEDİZ’ in rahle-i tedrisatından yetiştik övünmek gibi olmasın , tıbbi alanda ahkam kesmeyi beceremem ama Coğrafya ana bilim dalında…hele “beşeri ve ekonomik coğrafya alanında kimseye laf bırakmam zaten.

Depersonalitik travmanın ana nedeni hem beşeri hem ekonomiktir bu manada konu hakkında konuşup yazmak en çok benim hakkım olmalı. Depersonalitik bunalımlar vaka-yı adliyedendir bu ülkede vakta ki…. Siyasal muktedirlerimiz bu illete müzdarip olmayalar….

“Bir ulu çınara takılı bir kuyruklu yıldız Bir yeşil telaşta çırpınan ışığımız, Hele çarpsın bu çerçi yükü şehirlere, Hele ürksün fincancı katırları!….”

Cemil Biçer
Samsun-Çarşamba'da 1957 yılında doğmuştur. İlköğrenimini Çarşamba'da, orta öğrenimini İstanbul'da tamamlamıştır. Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Coğrafya Bölümü'nü bitirmiştir. Yurdun çeşitli yerlerinde öğretmenlik yapmış olan Biçer'in ‘‘Ülkem Avuçlarımda Saklı'' adlı yayınlanmış bir şiir kitabı bulunmaktadır. ‘‘Çarşamba Köprüsü'nde Rapsodi'' yazarın ikinci kitabıdır.

Bir cevap yazın