Tahta Akıllı Da Ya İnsan?

Okuma Süresi: 3 dk.

Okullar yarıyıl tatiline giriyor. Kağıt, karne üzerinde herkes yaptığının karşılığını görecek.

Sadece herkes değil, öğrencilerin velileri de okula gönderdiklerinin ne durumda olduğunun karşılığını görecek.

Okullarda öğrencileri yetiştiren öğretmenlerin durumuna da göz atmalıyız.

Acaba geleceğimizin umutlarını teslim ettiğimiz öğretmenlerimizi yeterince bilgili, yeterince donanımlı yetiştirebiliyor muyuz?

Bunun için geçmişten bu güne kadar yapılan çalışmalara, öğretmen yetiştirmenin okullarına bakmalıyız.

Öğretmen yetiştirmek için en doğru, en geçerli yol hayatın içinde yaparak yaşayarak, uygulamalı öğretim en güzel yoldur.

İşte bunun için Türk mucizesi olan Köy Enstitüleri kuruldu.

İşini severek yapan, idealist öğretmenler yetiştirilmek amaçlandı.

Yurdumuzun 21 yerinde Köy Enstitüleri faaliyete geçti.

Hızla öğretmen açığını gidermeye başladılar.

Mezun olan öğretmenler kendi köylerine dönüp, öğrencileri ile çalışmaya koyulunca bazı odakların çıkarlarına dokunulmuş oldu.

Kuyruklarının acısını zaman içerisinde hissetmeye başladıkları için,

Halkın aydınlanmasını, eğitilip, öğretilmesini kendilerine dert edinen köy enstitülerinin kapatılmasına girişildi.

Sonunda kapatılmasını isteyen güçler başarılı oldular ve 1954 yılında Köy enstitüleri kapatıldı.

Yerine Öğretmen yetiştirilen okullar açıldı.

Bu okullar her ne kadar köy enstitülerinden sonra açılsa da onlar gibi hayatın içinde yeteri kadar yaparak yaşayarak eğitim öğretim yapılmadığı için köy enstitülerinin birer fotokopisi gibi kaldılar.

Bunların da 1973 yılında kapatılması ile öğretmenler siyasi iktidarların oyuncağı olmuş, 20 günde 40 günde yetiştirilen öğretmenler eğitim camiasına katılmışlardır.

Burada sanki görünmez bir amaç;

Türkiye’deki eğitim sistemini bozarak, birilerinin peşinde sürüklenen,

Cahilin ferasetine güvenen şaşkın bir profesörün dediği gibi “diplomalı cahil“nesiller yetiştirilmeye başlanıldı.

Eğitimin kalitesi ile her oynanıldığı zaman yetiştirilen insanların da kalitesinin düştüğünü görebiliyoruz.

Halk arasında “eski lise mezunları bu günkü üniversite mezunlarından daha bilgili idi” gibi söylemleri sık sık duymaktayız.

Bu da eğitim sisteminin bozulduğunun halk arasında da açık şekilde fark edildiğini göstermektedir.

Okullarımızın uluslararası başarılarının da her geçen gün düştüğünü,

Başarılı okul sıralamalarında sonlarda yer aldığını da yayınlanan listelerden öğreniyoruz.

Eskiden kara tahta ve beyaz tebeşir ile yapılan eğitim öğretim, Günümüzde akıllı tahtalarla yapılsa da;

Tahtaların akıllandığı bir dönemde acaba bizler eğitim alanında ne kadar akıllı hareket edebiliyoruz?

Akıllı hareket edebiliyor muyuz?

Eğitimde akıllı hareket edebilseydik uluslararası başarımızla da bu desteklenmiş olurdu.

Bu da demektir ki, bu yarıyıl döneminde öğrencilerin alacağı karnenin yanında iktidarın da karnesine bakmamız gerekmektedir.

İktidarı elinde bulunduranlar;

Okullara,

Öğretmenlere,

Eğitim ve öğretim alanında çalışanlara ne kadar önem veriyorlar?

Ne kadar değer, destek veriyorlar?

Okullara katkıları nedir?

Okulların ihtiyaçlarını yeterince karşılayabiliyor mu?

Okulların ihtiyaçlarını karşılamak için velilerin sırtına ek yük bindiriliyor mu?

Öğrencilerin ihtiyaçları, beslenmeleri yeterince sağlanabiliyor mu?

Öğrencilerin devam ettiği sınıfların fiziki durumu, araç gereç durumları ne kadar yeterlidir?

Bu konuyu veliler daha yakından izleyip, bizzat yaşamakta, durumu daha net değerlendirmektedirler.

Bunlar da iktidarı elinde bulunduranların karne notunu oluşturmaktadır.

İktidarın karne notu, “geçer mi, geçmez mi?”, durumu da halkımızın gözlemlerine, halkımızın hakemliğine başvurulduğu zaman belli olur.

Eğer halk geçerli notu verirse, çalışmalarının devamını ister.

Şayet iktidarın çalışmalarını yeterli görmez ise “daha fazla yorulmasınlar, halkı da fazla yormasınlar” diye dinlenmeye alınmasını oylarıyla onaylamış olurlar.

Bu konularda velilerin gözlemleri, istekleri, önerileri önemlidir.

Evet okullardaki tahtalar akıllı da… ya insanlarımız?

Onu da yakın bir gelecekte göreceğiz.

1 Comment

  1. Güzel şeyler yazdın, herkese demem sana aferin diyorum.
    İmam Hatip okullarını çok fazla yazdılar. Mezunlarını her alanda gorevlendiriyorlar. Umarım bu hatayı anlar düzeltirler. Çok teoloklar hataya dikkat çekiyor.
    Sana kolay gelsin arkadaşım, 6′ lı masa için de yazarsan ( bugünü ve yarını için) iyi olur. Hoşçakal.

Yanıtla

Your email address will not be published.