Scaevala

“Diyanet İşleri Başkanlığı, yine çok tepki toplayacak bir fetva yayınladı. Diyanet, sol elle yemek yenilmemesini istedi ve “Sol elle şeytanlar yemek yer” dedi. Diyanet’in sitesinde bir soruya verilen bu yanıt sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.”

********

Yukarıdaki haberin bilimsel açıklamasını tıp doktorları ve pedagoglar yapacaklardır muhakkak,-yada- yapmak zorundalar bilim etiği bunu gerektirir..aksi taktirde toplumda “solak”lara karşı bir cadı avı an meselesi gibi görünüyor.

-ben iflah olmaz bir solak’ım-

Belki babamın öğretmen oluşundan , belki de hiper aktif bir çocuk olarak annemin beni evde zapt edemediğinden, 4,5 yaşında birleştirilmiş tek sınıflı bir köy okulunda başladı öğrenim hayatım,

Yesari(solak) olmamdan dolayı öğrencilik yaşamımda hiç üç kişilik sıralarda mutlu oturamadım.

Solak oluşum anlaşıldığında babam bunun pedogojik olarak gereğini yaptı ama kahrolası sosyal çevrem beni anamdan doğduğuma pişman etti, “yok efendim sol el ile ancak “göt taharetlenirmiş

“yok efendim sol el şeytan işi imiş”,yok efendim “zaten bu çocuk sarı çıyan ,boncuk gözlü”imiş yok efendim “deccalde mavi gözlü imiş”…hayatımı zindan ettiler.

Hem -R- harflerini telafüz edemeyen iflah olmaz bir artüküleyim,hem sarışın ve mavi gözlüyüm hem de yesariyi, üstüne üstlük IQ olarak yaşıtlarımdan 3 yaş ilerideyim.

Hani derler ya ” ben doğarken ölmüşüm” diye Orhan Gencebay “Ben doğarken ölmüşüm” şarkısını benim için yazmış olmalı.

Her gittiğimiz sosyal ortamda odak noktası ben oluyorum ,kimi karşısına alıp -R- harfi telafuzu talimi yaptırıyor söyleyemeyince kırmızı acı biber sürmekle tehdit ediyor beni. kimi sol elimi göbeğime bağlayıp sağ elimi kullanmaya zorluyor, kimileri de IQ testi uzmanı gibi kendi bilmediği soruları sorup verdiğim yanıtlara ağzı açık ayran delisi gibi hönkürerek gülüyor.

Anlayacağınız benim çilem çocukluğumdan kaynaklı dostlar, bu işkencelerden babam tarafından kurtarıldım çoğu kez,belki de babama olan hayranlığım buradan kaynaklı.

Solculuğum çocukluğumdaki yaşadıklarımdan desem inanmazsınız ama vallahi payı yok değil.

Solak olmanın beyinsel bir dizayn olduğunu öğrendiğimde -orta okul 2.sınıftaydım- hayatımın en mutlu günüydü o gün.

Hele ki biyoloji öğretmenin Solak olanların salaklara göre daha zeki olduğunu söyleyip Dünyaca ünlü solakları söylediğinde hayatımın akışı değişti diyebilirim,o teneffüste benim solaklığım ile alay eden tüm sınıf kızları benimle flört olabilmek için birbirini ezmişlerdi.

Biliyorum bu anılarım size şaka gibi geliyordur, ama inanın tümü ile gerçek bir yaşam öyküsüdür.

Az önce internette gezinirken solaklık ile ilgili ilginç bir tarihsel öykü okudum,öykü deyip geçmeyin öyküler gerçek yaşam kesitlerinin gelecek kuşaklara aktarılma dilidir.

Lütfen okuyun ve paylaşın,paylaşın ki benim çektiğim işkenceleri solak çocuklarınız çekmesin.

SOLAK SAVAŞCI

Roma kuşatılmıştır, kuşatma çok uzun sürer açlık ve susuzluk Romayı tehdit eder.Genç savaşçı Mucius tek başına düşmanın oraya gitmeyi tasarlar .Giysisinin altına bir roma hançeri saklar ve kralın katına kadar yaklaşır…O gün ödeme günüdür kral ve yardımcısı ücret dağıtımında hazır bulunurlar…Mucius aralarına girer ve o kargaşada rast gele birini delik deşik eder..Öldürdüğü kralın yardımcısıdır kaçmaya çalışırken yakalanır krala götürülür..

Orada adını söyler kralı öldürmek istediğini ölümden korkmadığını açıklar…Kendisinden sonra 300 Romalı genç askerinde kralı öldürmek için tek tek geleceklerini söyler..

Dehşete düşen kral onu ateşle işkence ettirmekle tehdit eder..O sırada Muciusun tam yanıbaşında harlı bir ateş ile yanmakta olan bir meşale vardır,Mucius o ateşe elini düşünmeden sokar..!

Hiç bir acı belirtisi olmaksızın ve hiç ürpermeden elinin yanmasını seyreder..

Şaşkınlıktan ve dehşetten donakalan Kral hemen Muciusun serbest bırakılmasını emreder ve derhal kuşatmayı kaldırarak geri çekilir..

Bu olaydan sonra kahraman ilan edilen Mucius bundan sonra şu ünvanla anılır

SCAEVOLA..!

yani Solak..!

Bir cevap yazın