Samsunlu Şairler: Kazım Memiç

Atatürkçü bir kalem: Kazım Memiç;

Çarşamba Ortaokulunda ikinci sınıf öğrencisiydim ilk OYDAŞ dergisini elime aldığımda. Okulumuz dergisinin yayın kurulu başkanı idi Kazım MEMİÇ öğretmenim. O yıllarda çocuksu kalemlerin şiirleri ve öğretmenlerimizin eğitici yazıları boy gösteriyordu okul dergimiz OYDAŞ’da. Bizler de çocuksu duygularla harıl harıl hikâyeler ve şiirler karalıyorduk tüm okulcak. Her ay merakla beklerdik yazılarımızın basılıp basılmadığını. Yazılarını dergide göremeyenler de kıskanmalar ve küsmeler başlarda içten içe. Parasızlıktan her ay alamazdım dergiyi. O nedenle şiirlerimin çıkıp çıkmadığını da pek takip edemezdim açıkcası. Ancak yıllar sonra Kazım MEMİÇ’in arşivindeki OYDAŞ dergilerini incelediğimde hiçbir şiirimin yayınlanmadığını gördüm. Ne kadar hırs etmişim ki kendime, ileride çıkacak OYDAŞ dergisinde ya da başka dergilerde belki yayınlanır diye hala şiir yazmaya devam ediyorum.

1938 yılında Giresun’un Tirebolu ilçesi Aslancık köyünde doğmuş Kazım MEMİÇ. 1958 yılında Akpınar Öğretmen Okulu’ndan mezun olduktan sonra başlamış öğretmenlik hayatına. Samsun 100 Yıl Lisesi’nden 1987 yılında emekli olduktan sonra da on beş yıl çeşitli dershanelerde öğretmenlik yaptı.  Evli, iki oğlu  ( Taner ve M.Tanju)  dört torunu ( Gizem, Çağla su, İzel ve Bora) var. Halen Samsun’da ikamet etmektedir.

Atatürkçü bir düşünceye sahip olan Kazım MEMİÇ, bu düşünce duygularını kalemiyle hem öğrencilerine hem okurlarına öğretmeyi kendine asıl gaye edinmiştir. Halen Atatürkçü düşüncenin ateşli savunucusudur. Ülkenin çağdaş ve uygar geleceği için bu düşünce çizgisinde yönetilmesi gerektiğine inanır ve bu inancı savunur.

Öğretmenliğinin yanı sıra dergicilik, gazetelerde köşe yazarlığı ve şairlik yönü de mevcut Kazım MEMİÇ öğretmenimin.

1956 yılında Akpınar’ın Sesi dergisini, 1966–67 yıllarında Çarşamba Lisesi OYDAŞ dergisini, 1990 yılında SAMSUN SANAT Dergisini çıkaran ekipte görev almıştır. Bu ekibe de önderlik etmiştir. Halen SAMSUN KÜLTÜR SANAT” dergisinin Yazı işlerini yürütmektedir.

Çalıştığı yerlerin yerel gazetelerinde köşe yazarlığı yapmıştır.  Amasya’da ÇAĞLAYAN gazetesinde, Samsun’da BARIŞ, HALK, EKİP, gazetelerinde uzun süre köşe yazarlığı yapmıştır. Halen, Almanya’dan internet üzerinden yayın yapan “TÜRK HABER”  ve “TİREBOLU HABER NET”  gazetelerinde yazıları çıkmaktadır.

Kazım Memiç

ADD, SASAT, SED, SAMSUN KÜLTÜR SANAT, derneklerinde etkin üyeliğini sürdürmektedir.

ESERLERİ: Ve Ötelerde kanatsız Kuşlar Gibiydik  (1995), Umutlar Güneşi Eritti (2001), Yüzyılların Işığı Atatürk– Bu kitabındaki şiirler Cavit ERSOY tarafından Oratoryo olarak bestelenmiştir.- ( 2009),   Bir Sevdadır Türkiye 2015) isimli şiir kitapları ile gazetelerde yayınlanan köşe yazılarından oluşan KALEMİMDEKİ CUMHURİYET  (2016) kitabı yayınlanmıştır.

 

Şimdi sizlere Kazım MEMİÇ öğretmenimin duru bir Türkçe ile yazdığı güzel şiirlerinden örnekler sunuyorum.

 

VE

      ÖTELERDE KANATSIZ KUŞLAR
                                                     GİBİYDİK. *

Tarlada ekinler gibiydik susuz.
Cılız kalmış başaklardık hep
Ayaklarımız büyümüş
Başımız büyümüştü.
Bir derin uykudaydık hep
Yalnız ve tek
SEN su verdin tarlamıza
SEN can verdin kavgamıza
Yaman bir el değdi alın yazıma

Zaman sığmaz düşüme
Düşlerde kocaman başak
Özgürlük üstüne yalımın
Ak mı ak
Bir erinç içindeyiz ki şimdi
Özünü ulusumun kökeninde berkittiğin

Dağ başında uçan bir kartalım var
“ Köylü memleketin efendisidir”
Efendi de ne
Nasır tutmuş elleri dilim dilim
O ki
Vatanın kendisidir.

Bir erinç içindeyiz ki şimdi
Erdeminde erittiğin

Nasırlı eller- öpülesi eller
Bahçesinde yurdumun birilerince
Yaratılmış çiçekler

Güller-fesleğenler
O eller güzel eller
O eller bizim eller

Her taşının dibinde Anadolu’mun
Her yörede isimsiz çiçekler

Kardelen boynu bükük değil artık

Çiçeklerim suyunu tam almakta
Sorumsuz değil hiçbir yaratık
Senden gelir sana gider
O eller, öpülesi eller

Bir erinç içindeyiz ki şimdi
Erdeminde erittiğin.

*Kanatsız Kuşlar Gibiydik” kitabından

 

BULUTA SÖYLESEM**

Bir sevdalı bulut dolaşır yükseklerde
Alçaklara in derim inmez.
Yücelerde ışık tayfından bir bir renk
İz eder güzelliği, hayalimden silinmez.

Bakışlar uzatırım tanıdık yüzler için
Gözlerim ufku- ufukta sızı dinmez
Salkım-saçak yağmura dönüşür birden
Çakılır kalınır da “ bir adımcık” gelinmez.

Sevdalı bulut, ıslak ellerimdesin şimdi
Hem benimlesin hem nerdesin, bilinmez
Buram buram akasya kokularındasın
Bir yanım dilim dilim, öte yanım dilinmez

**Umutlar Güneşi Eritti” kitabından

 

YÜZYILLARIN IŞIĞI ATATÜRK ***

Yurdun dört yanı selde
Dört yanı yaban ellerde
Dört yanımda canlar
Canlar kederde

Kuşların uçamadıkları
Çocukların kaçamadıkları
Bülbüllerin çanak yapraklarda
Su bulamadıkları bir zamanda

Yolların kapandığı
Hançerlerin yüreklere saplandığı
Umudun tek dilekte toplandığı
Evvel-ahir zamanda

İnsanlar insanları silerken
Çıktın ortaya
Kadermiş, kedermiş demeden
Güller dermek için balkonumdan
Uzattın ellerini

Ellerin uçuruverdi kuşları
Kanatlarında özgürlük
Yollardaki kaldırım taşları
Taş olmanın ötesinde büyük
İmecelerle kaldırıp attın
Yeniden umutları ufukta yarattın.

***  “Yüzyılların Işığı Atatürk” kitabından

 

TORUNLARIMA MASAL ANLATIYORUM****

Gizem-Çağla-İzel,
Yaklaşın bana
Dizimin dibine
Oturun hele

Ülkemin güzelliğini göreyim.
Yüzlerinizde
Bir masal anlatayım
Canlanın biraz
Evvel zaman içinde değil
Soluklanayım az.

1950 yılıydı
Henüz çiçekliydi yöre
Ağaçlar yeşil, yer yeşil
Ne çilek, ne kiraz
Hayal çok, gerçek az.

Demokrasi bir peri kızı akıllarda
“Getirelim odamıza” dediler.

1950, 14 Mayıs’ında
Ülkemizin insanları
Sandık başında
Bir dilekte buluştular

Öyle bir muştular içindeydi ki ülkem
Yediden yetmişe bir rüyanın eşiğinde

Bu sevinci anlayamamıştım pek
Biraz sizin gibi
Biraz sizden ileri

Ne gazete gelirdi
Haberleri alacak
Ne radyo sesi uzakta
Herkes işinde gücünde
Kimi buzağının peşinde
Yayla yollarında
Kimi türkü çağırır
Kaval sesinde
Çevrede insanlar masal yaşardı
İnsanların hayali düşünceleri kadardı.

….

İzel, Çağla, Gizem
Seçtiklerimiz çok geçmeden
“ HALKI ÜTTÜK” dediler
Özgürlüğü hak bildiler kendilerine
“ Biz çobanız, halkı güttük.” Dediler.

O gün bu gün bir serüven yaşanır
Halkın gözlerinden yine yaşlar boşanır
Güneş demişlerdi puslar çoğaldı
Halka yine yırtık çorapla
Parçalanmış kara lastikler kaldı

**** “ Bir Sevdadır Türkiye” kitabından.

 

 

 

Cevap Yaz

Bir Yorum Yapın

X