Ötekiler, Ben ve Carel

Üniversite yıllarımızda altı gün ABD’de kalıp sonra sanki yıllardır orada yaşamış gibi anılarını anlatan hocamıza güler geçerdik. Hocanın kim olduğunu aynı dönemden lisans okuduğum yakın arkadaşlarım bilecektir… Aslında güzel tespitleri de vardı 6 günde tanıdığı ABD için sevgili hocamızın. Ben Ohia’dayken diye başlayan cümle Maimi’den çıkıp biterdi. O dönemde biz taşralı genç öğretmen adayları için ABD ulaşılmaz gelirdi.

Daha sonra hocanın yerini benim alacağım ve ben New York’ta iken başlayan cümleleri genç öğretmen adaylarına anlatacağımı pekte hayal ettiğim söylenemez ama oldu işte Tübitak bursu ile gittiğim özgürlükler ülkesi ABD ve New York müthiş bir hayale kavuşmak gibiydi, piyangodan para çıkması gibi olanaksız bir şey gelirdi ama oldu… Daha sonrada sevgili hocamdan kalan mirası yerine getirmenin aşkıyla başlıyorum cümleye Ben NEW YORK’ta iken…

Araştırma bursu için Katolik üniversitesinde salı akşam derslerini takip ettiğim dönemde sınıfın çoğu beyazlardan oluştuğu için sınıf arkadaşlarımla çok iletişim kuramadım aslında merhaba ötesinden ileri gitmeyen beyazlar grup ödevlerinde de benle çalışmaktan çok haz almadılar sanırsam, ya sunuları tek yaptım ya da grubun içine dahil edilmedim. Güney Koreli hocam durumu fark ettiği an beni çeşitli etkinlere ve evine davet edip, hatta şükran gününde evime araba gönderip çocuğun üşümesin dediğini hatırlayınca kötü anılar siliniveriyor çoğu zaman…

Sevgili Carel gelene kadar hep öteki olduğumu sanıp hafif üzülürken, zenci arkadaşım 55 yaşında matematik öğretmeni Carel geldiği an ben öteki olmaktan çıkmıştım artık ötekiler ve Carel arasında iletişim kurma görevini üstlenmiştim. Çünkü Carel beyaz değildi ve ten rengi benden de koyuca olduğu için siyahi ya da zenci olduğu için ötekinden daha ötekiydi… Bir gün beyazlar grubunda asistan bir kız aradı bugün ders yok dedi .Çok sevindim beni nasıl aradı diye meğersem Carel söyle oda gelmesin diye aramış. Yine başka bir gün hocam aradı Carel ‘in mail ve telefon adresini ister misin? O günden sonra Carel ile ilgili her iş ben aracılığım ile görülünce tuaf geldi. Özgürlüklerin ülkesi dediğiniz ABD’de de üstelik ülkenin resmi vatandaşı idi Carel’i siyahi diye hala öteki muamelesine maruz kalıyordu. O günden sonra göçmenleri daha iyi anlar oldum. İnan öteki olmak zordu bilmediğin bir coğrafya da bilmediğin bir kültürde anlama ve algılıma çabasıydı beri yoran. O günden sonra öteki olmanın aslında ötekileştirilen olmanın ne ülkesi ne yeri vardı bence. Dünya ise yaşadığınız yer, hep birileri sizi öteki yapacak siz de ötekilerle öteki olacaktınız.

Sonunda anladım ve kendi çöplüğüme dönmeye karar verdim. Çok güzel fırsatlar verildi mi ? Evet, akademik anlamda çalışmam için sonrası hocamın desteği ile bir çok proje ve çalışmada görev aldım çalıştım. ABD’yi tek farklı yapan işini iyi yapan insanı seçmesi o doğruydu ama sizden iyisini bulduğu an sizin hiçbir değeriniz kalmıyordu çoğu kez… Gerçi 30 yaşlarda giden benim kültür kodlarım onları anlamaya yetmedi sanırsam. Sokaklarda kedi ve köpek değil ama aç insan görmeniz sokaklarda yaşayan insan görmeniz çok alışagelmiş bir şeydi. Metroların sidik kokusu, obezitenin doruk noktasında olan insanlar ( kendimi zayıf hissetmiştim 95 kilom ile), çamaşır yıkmanın ekstra yük olup evlerde makinelerin az oluşu çamaşırhane kültürü, ve hocamın deyişi ile 6 günde tespit edileni ben 6 ayda anladım ,kedici köpekçi millet bunlar çocuklar derdi… (Hayvan sevgisine lafımız yokta, insanlara çocuğu, kardeşi ya da eşin var mı sorusuna kedim ve köpeğim var demesin mi? benim kültür kodum bu durumu çözemedi. Recep İvedik deyişi ile kodum bozuk…)

Geldikten birkaç yıl sonra akademiye geçtiğimde sevgili hocamın kulaklarını çınlatıp bende başlıyorum derslerde Kızım önünde dön oğlum bak dinle bunu her yerde bulmazsın kimse anlatamaz BEN AMERİKA’DAYKEN …

Bir cevap yazın