Mental Darbe

Bu topraklarda darbeler bitmiyor. Askeri, siyasi, kanlı veya kansız türlerde karşımıza çıkıyor darbeler. Darbeler tarihini araştırsak, yazsak fasiküller yetmez. Ama biraz inceleyelim.

***

Tarihçilerin modern askeri darbe diye nitelendirdikleri ilk darbe 1859’ daki Kuleli Vakası kabul edilmekte, daha sonra padişah Abdülaziz’ in tahttan indirildiği 1876 darbesi var, sonrasında 1912 yılındaki Halaskar Zabitan Bildirisi sıralanıyor. Bazı tarihçiler ise bu topraklardaki darbeler tarihini 1913 yılındaki Bab-ı Ali Baskınından başlatıyorlar. Belki daha da çok vardır. Bizim işimiz değil tarihçiler araştırsın.

***

Cumhuriyet kurulduktan sonra ise ilk darbe 27 Mayıs 1960 yılındaki askeri darbe, gerçi bazıları devrim diyor bazıları darbe ama bence de darbe ki bir başbakan ve iki bakan asıldı. Nice aileler üzüldü, bu darbe yapılmışken Albay Talat Aydemir’ in de başarısız iki darbe girişimi var darbeler listesine giren.

***

Sonra 12 Mart 1971 muhtırası var. Muhtıra sonucunda üç fidanımıza kıydılar. Üçe karşılık üç dedi siyasetçiler Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ a karşılık üç gence, üç fidana kıydılar Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ a.

***

Öncesi ve sonrası ile en kanlı darbe ise 12 Eylül 1980’ de yapıldı. Ama sözüm ona “eşitlikçi! ” bir darbe idi. Taraf tuttular demesinler diye bir soldan, bir sağdan astık diyordu Kenan Evren. Bu darbede çok cana kıydılar acının kıyaslaması olmaz ama belki de en acısı 17 yaşındaki Erdal Eren’ i idam edebilmek için yaşını büyütmeleriydi.

***

Sonra darbeler şekil değiştirmeye başladı. Askeri darbe bir anda post-modern darbe oldu. 28 Şubat 1997’ de tanklar gövde gösterisi yapmakla yetindi. O kadar gösteri de yetti zaten darbe amacına ulaştı Başbakan Necmettin Erbakan MGK kararlarına imzayı attı ve istifa etti.

***

Sonra eski alışkanlıklar depreşti ve Yaşar Büyükanıt kendim kaleme aldım dediği 27 Nisan E-Muhtırası yayınlandı 27 Nisan 2011 de gece yarısı Genelkurmay başkanlığının internet sitesinde. Gerçekten amaç darbe mi idi yoksa hizmet mi idi tartışılır.

***

Askeri darbeler önce şekil değiştirdi sonra “gömlek değiştirdi” ve bu kez karşımıza dost-modern darbe olarak karşımıza çıktı. Dost-modern darbe sonucunda % 49,5 oy alarak başbakan olan Ahmet Davutoğlu saraydaki dostundan darbeyi yedi ve 22 Mayıs 2016 da Adalet ve Kalkınma Partisinin olağanüstü kurultayda görevi bırakmak zorunda kaldı.

***

Bitmek bilmiyor darbeler bu yazıyı okuyan herkesin yaşadığı 15 Temmuz 2016 Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) yapmaya çalıştığı darbe var ve o da darbe tarihimizde yerini aldı. Bu konuda yazılacak çok şey var ama şimdi zamanı değil.

***

Biliyorum çok uzun bir giriş oldu ama o kadar çok darbe var ki yaz yaz bitmiyor. Darbeler ve yapanlar değişmeye başladı. Askeri darbeler dönemi bitti sivil darbe dönemleri başladı ve yine “gömlek değiştirdi” darbe ve bu kez karşımıza “Mental Darbe” olarak çıktı. “Mental Darbe” sonucunda önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, sonra Düzce Belediye Başkanı Mehmet Keleş istifa ettiler, darbe daha devam ediyor başta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek olmak üzere bazı gazetelere göre 10 bazılarına göre daha çok belediye başkanının istifası isteniyor “mental yorgunluk” sebebiyle.

***

Bu “mental darbe” daha devam ediyor ama karşılığında bir direniş buldu İ. Melih Gökçek direnişe geçti. Bakalım kim galip gelecek darbe başarılı mı olacak yoksa direnen İ. Melih Gökçek mi kazanacak. Ben popüler olanı yazdım mental yorgunluk ama birçok şey konuşuluyor, damatlar, Bylocklar, parsel parsel peşkeş çekilen araziler vb. Bu darbe gerçekleşip “Milli İrade” diyen kişi kazanıp “milli irade” nin oyları ile seçilen başkanlar istifa ederse de, seçimle gelip “mental darbe” sonucu gitmezlerse de er ya da geç hepsi yargılanmalı. Neden mi yargılanmalı “Ne istedilerse verdikleri için”, belediye başkanı oldukları şehirdeki arazileri “parsel parsel” fettullahçılara peşkeş çektikleri için.  Bir özlü sözle bitirelim “keser döner sap döner, gün gelir hesap döner”.

Sağlıcakla kalın…

 

Cevap Yaz

Bir Yorum Yapın

X