Karşı Mahalle

Siyasi partiler demokrasilerin olmazsa olmaz kurumlarıdır.Gelişmiş demokrasiler için “bütün kurum ve kurallarıyla tam ve eksiksiz” deyimini kullandığımızda siyasi partilerin bu kurumlar içinde vazgeçilmez olduğu anlaşılır…

Siyasi partiler tıpkı ülkeler gibi kendi anayasaları olan kurumlardır.Siyasi partilerin anayasası parti programı ve parti tüzüğüdür…
Siyasi partiler eğer demokrasiyi içselleştirmişlerse kendi organlarını partinin en üst kurumu olan kurultayda kurultay delegeleri eliyle seçmek zorundadır…
Partinin seçilmiş genel başkanı kendi inisiyatifiyle değil partinin anayasası sayılan program doğrultusunda ve tüzüğüne uygun olarak alınan kararların uygulanmasına öncülük eden partili eşitlerden birisidir yani ayrıcalıklı değildir ve partiyi programına uygun olarak temsil etmekle sorumludur…
Ülkedeki seçmen profilini %70 sağ %30 sol olarak tanımlayıp sağ seçmenden oy alabilmek için sağ söyleme sahip insanları parti yetkilisi yapmanın doğru olmadığını pratikte yaşayarak gene de öğrenememiş olmak parti aklı açısından umut verici değildir…

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ittifak adı altında Cumhuriyet’le kavgalı Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday gösterip sonra da “gidip tıpış tıpış oy vereceksiniz” söylemi şık olmamıştır…Kuruluş ve kurtuluşa öncülük eden bir partinin kendi içinden “bütün halkı kucaklayamaz” endişesi ile bir aday çıkaramıyor olması endişe vericidir…
Ekmeleddin İhsanoğlu pratiğinden ders alınmalıydı oysa alınmadığını kısa süre sonra bir kez daha yaşadık…

Tek adamlığın oylandığı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ülkeyi parlamenter demokrasiye geçirecek bir adayı parti içinde bulmak yerine Cumhurbaşkanlığı döneminde önüne gelen her yasayı inceleme gereği duymadan  onaylayan Abdullah Gül’ün adaylığını düşünüp ardından ittifak ortağı karşı mahalkeden Meral Akşener’in haklı gerekçelerle yaptığı itirazlardan sonra bundan vazgeçmek zorunda kalmak bu ülkenin kuruluş ve kurtuluşuna tanıklık eden partiyi ve partilileri yaralamıştır…

Evet…
Siyasi Partiler demokrasilerin vazgeçilmez unsurlarıdır…karşı mahalleden oy almak için karşı mahallenin değil kendi mahallenin unsurları ile karşı mahallenin açmazlarına da çözüm bulmak bu partinin asli görevi olmalıdır…

Partinin her kademesinde çalışıp partiye emek veren partililerin bu partiyi her alanda temsil etmesine olanak sağlayan “öze dönüş” projesi ivedilikle hayata geçirilmelidir…
Belediye Başkanlığından tutun da milletvekilliği görevlerine talip olanlar partililerin onayı ile belirlenip böylece partinin iç dinamiklerinin daha uyumlu ve daha aktif çalışması sağlanmalıdır…

Karşı mahalleden oy almak isteniyorsa karşı mahallenin bizim mahalle ile çözüm bekleyen sorunlarına çözüm önerilerini inandırıcı bir biçimde ortaya koymak zorundayız…demokratik kitle örgütleriyle..sendikalarla…
kooperatiflerle…meslek örgütleriyle kopmaz bağlar kurarak ve toplum vicdanını acıtan her olaya öncülük ederek toplumda bulacağımız karşılık karşı mahalleden devşirdiğimiz  adaylarla bulacağımız karşılıktan çok daha fazla olacaktır…

Ülkedeki muhalif duruşu olan aydınları..halkın haber alma hakkı için toplumu aydınlatan gazetecileri..sanatı halk için yapan sanatçıları yargı yoluyla korkutan düzene karşı parti amasız fakatsız mücadele etmek zorundadır..
En son Metin Akpınar ile Müjdat Gezen’e yönelik toplumun muhalif kesinlerine korku yaymak amacıyla yaşanan yargı süreci bir kez daha göstermiştir ki ne varsa bizim mahalkede var…Karşı mahalleden oy getirir diye partiyle doku uyumu sorunu yaşayanların “Metin Akpınar’ı kınıyorum” dedikten sonra “Ama Cumhurbaşkanını da kınıyorum” demesinin benim açımdan ve biliyorum ki partili büyük çoğunluk açısından da bir gerekçeye dayandırılacak bir açıklaması yoktur…

Son sözüm şudur…
Karşı mahalle mantığıyla kurguladığınız siyaset pratiğinde kendi mahallenize iş makineleriyle girip her yanı kırıp dökmeyin…
Kuruluş ve Kurtuluşa öncülük eden bir parti için karşı mahalle yoktur. Bu ülke hepimizin ve bu ülkenin sokağından caddesine… mahallesinden beldesine..köylerinden kentlerine kadar her köşesinde toplumun her kesiminden bütün yurttaşların bu partiye ihtiyacı var…

Nazım diyesi…
“Partiye kıymayın efendiler…”

Bir cevap yazın