İnandılar! Dövüştüler! Öldüler!

23 Aralık 1930’da Menemen’de Cumhuriyet tarihimize karanlık bir sayfa olarak geçen gerici bir kalkışma yaşandı…

Şubat 1925’ten Nisan 1925’e kadar süren Şeyh Said isyanlarının ardından Menemen’de yaşanan kalkışmaya Cumhuriyet iradesi gerekli yanıtı vermiştir…

1970’li yıllarda Çorum…Maraş katliamları da Cumhuriyet’e yönelik kalkışmadır…1993 Temmuz’undaki Sivas katliamı Cumhuriyet düşmanlarının tarihimize kara leke olarak düşürdüğü sancılı dönemlerdir…

Cumhuriyet’e karşı 1925’ten başlayarak günümüze kadar sürdürülen saldırılar sonrası bugün Cumhuriyet büyük bir tehdit altındadır..bu konuda duyarlı olmak ve Cumhuriyet kazanımları sayesinde iktidara gelip de Cumhuriyet’le hesaplaşmak isteyenlere karşı uyanık olmak zorundayız…

Menemen’de katledilen Mustafa Fehmi Kubilay…Bekçi Şevki ve Bekçi Hasan’ın şiirleştirdiğim öykülerini paylaşıyorum…

İNANDILAR…!!
DÖVÜŞTÜLER…!!
ÖLDÜLER…!!

Anadolu cömerttir
Toprağı çorak
Toprağı susuz
Ne yiğitler doğurdu
Her biri korkusuz
Başı dik alnı ak
Her biri merttir
Babası Hüseyin
Annesi Zeynep’tir
Evi sevince boğdu
Gündüze güneş
Geceye ay oldu
Mustafa Fehmi Kubilay
Kozan’da doğdu…

Cumhuriyet
Cehaleti yendi
Kubilay okudu
Bilimi
İnsanı
Toprağı
Vatanı öğrendi
Kubilay okudu
Artık öğretmendi
Aydın’a geldi
Bilgi oldu
Umut oldu
Çocuklara ışık oldu
Işıl ışıl aydınlandı
Bilimin ışığında
Anadolu uyandı
Öğretmenlik gibi
Askerlik de yakıştı
Kubilay öğretmene
Vatan borcu çağrısıyla
Yol göründü Menemen’e…

Karakolda komutandı
Bekçilerden biri Şevki
Diğeri de Hasan’dı
Vazgeçilirdi her şeyden
Vazgeçilmez olan
Vazgeçilmez vatandı
Silahlar eski
Mermiler patlamazdı
Sandılar ki
Karanlık uyanmaz
Hilafet hortlamazdı
Güvendeydiler
Korkulmazdı…

Olmadı
Karanlığın bekçileri
Durmadı
Bir şafak vakti
Gün ağarırken
Sabah namazında
Yeşil bayrak sallayarak
Avluda toplandı müridler
Tekbir getirdiler
Köylüyü toplayıp meydanda
“Yetmiş bin kişilik ordu
Arkamızda” dediler
Kubilay emir verdi
Askeri
Köy meydanına gönderdi
Askerin
Ateş almaz mermileri
“Ölümsüzüz” diye sevindirdi
Afyonlanmış müridleri
Kubilay silahsızdı
Müridlere yaklaştı
Müridler
Dinsizdi
İmansız
Allah’sızdı
Köylüler uzaklaştı
Kubilay mertti
Yiğitti
Menemen meydanında
Yalnızdı
Müridlerden Mehmed
Belinden çıkardı
Çıkardı
Ağzı kör bir bıçak
Kubilay irkilmedi
Geri çekilmedi
Bıçak darbeleriyle
Yere düştü
Yirmi dört yaşındaydı
Umut yüklüydü
Düşleri çoktu
Kaleminden başka
Savaşacağı silahı yoktu
Kubilay
Yere düştü
Kubilay öğretmen
Ölmüştü
Müridler hayvanlaştılar
Başını ayırdılar gövdesinden
Başı
Bir sopanın tepesinde
Sokak sokak dolaştılar
Bekçiler öldü
Öldüler
Ölenler
“Önce vatan” dediler
Uğruna öldükleri
Vatanın bağrına gömüldüler…

Cumhuriyet affetmedi
İhaneti seyretmedi
Şıhlar
Dervişler
Eli kanlı müridler
Menemen’in ortasında
Hesabını verdiler…

O gün
Kendini koruyan Cumhuriyet
Bugün
Kubilay’a kıyanların
Torunlarına emanet…

Bir anıt var Menemen’de
Şöyle yazılıdır üzerinde
“İnandılar !
Dövüştüler !
Öldüler ! ”
Onlar vatanı
Candan öte bildiler
Yolları ışık olsun
Kim ki
Vatan için ölmüş
Işıklar içinde uyusun…

Bir cevap yazın