Eğer…

Samsun’un yetiştirdiği önemli bir futbol adamı ile bir kuaförde tesadüfen karşılaştık.

Tanıştıktan sonra sohbet koyulaştı, sohbet ilerledikçe bu futbol adamı daha da güzelleşiyordu.

* * *

O artık sadece futbol adamı değil iyi bir spor adamı olmuştu gözümde. Bu sohbetin içinde bana birde şiir okudu. Şiir Rudyard Kipling’a ait bir şiirdi.

Şiir bittiğinde böyle donanımlı ve futbol dışında da bilgili, çok rastlayamadığımız bir Teknik direktör tarzı.

Böylesi futbol adamlarının ülkemizde, özelliklede Samsunumuzda artması gerektiğini düşündüm.

Bu futbol adamlarının fark edilmeleri gerekiyor.

* * *

Sporcuların yetenekli ve bilgili Antrenör kadar, donanımlı futbol adamlarına, iyi bir spor adamı olan Antrenörlere ihtiyacı var.

Hoca isminin verilmesini de istemedi.

Onun isteğine uyarak ismini de vermeyeceğim.

Yolun açık olsun hocam.

Türk futbolunun kurtuluşu sizin gibi hocaların fark edilmesinden geçmektedir.

* * *

Hocanın o gün okuduğu “ Eğer “ adlı bu şiiri sizlerle paylaşmak istedim.

* * *

Eğer…

Eğer, bütün etrafındakiler panik içine düştüğü ve bunun sebebini senden bildikleri zaman sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen;

Eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenir ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen;

Eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsan veya hakkında yalan söylenir de sen yalanla iş görmezsen, ya da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptırmazsan, bütün bunlarla beraber ne çok iyi ne de çok akıllı görünmezsen;

Eğer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan,

Eğer düşünebilip de düşüncelerini amaç edinebilirsen,

Eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşır ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen;

Eğer ağzından çıkan bir gerçeğin bazı alçaklar tarafından ahmaklara tuzak kurmak için eğilip bükülmesine katlanabilirsen, ya da ömrünü verdiğin şeylerin bir gün başına yıkıldığını görür ve eğilip yıpranmış aletlerle onları yeniden yapabilirsen;

Eğer bütün kazancını bir yığın yapabilir ve yazı-tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsen, ve kaybedip yeniden başlayabilir ve kaybın hakkında bir kerecik olsun bir şey söylemezsen;

Eğer kalp, sinir ve kasların eskidikten çok sonra bile işine yaramaya zorlayabilirsen ve kendinde ‘dayan’ diyen bir iradeden başka bir güç kalmadığı zaman dayanabilirsen;

Eğer kalabalıklarda konuşup onurunu koruyabilirsen, ya da krallarla gezip karakterini kaybetmezsen;

Eğer ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitmezse;

Eğer aşırıya kaçmadan tüm insanları sevebilirsen;

Eğer bir daha dönmeyecek olan dakikayı, altmış saniyede koşarak doldurabilirsen;

Yeryüzü ve üstündekiler senindir

Ve dahası

Sen bir İNSAN olursun oğlum…

Cevap Yaz

Bir Yorum Yapın

X