Distopya

Türkiye’nin kontrolsüz ve hızlı bir şekilde sürüklendiği siyasal ve ekonomik felaketin siyasal tellallığını yapmaya kalmayacağım ,

Bu tür analizler ya fırtına öncesinde yapılır yada fırtına sonrasında zira fırtına öncesi tahribat oluşmamıştır, fırtına esnasında ise tahribat süreci devam ettiğinden söylediklerinizin istatistik’i değerleri gerçekçi değildir.Yaşayıp göreceğiz hep berlikte.

Bu gibi toplumsal bunalım dönemleri yaşanılan ülkenin her türlü sosyal etkinliklerine de yansır ben bunun toplum mühendisliğinin bir parçası olduğu kanısındayım.

Son yıllarda yaşadığımız coğrafyadaki ülkeleri incelerseniz bu kanımın vesvese olmadığını görürsünüz.

Dispotik romanların best-seller olmasına,dispotik sinema filmlerinin ve televizyon dizilerinin gişe rekorları kırmasına bakarsanız bu gerçeği daha net görebilirsiniz, bütün bu orman yangınında Polyanna’nın “mutluluk oyununu ” seyredecek değil ya insanlar ,kilerde ne varsa tavada da o pişer.

“Distopya” kavram olarak ilk defa İngiliz filozof 18 yy, John Stuart Mill tarafından kullanılmıştır. Etimolojik olarak Yunanca bir kelimedir.

“Günümüzde ve gelecekte ideal olan toplumun giderek kötüleşeceğini, özellikle düzenin insanları terörize edip toplumsal bağların yok olacağını ortaya koyan bir bakış açısıdır.”

“Bu bakış açısı pesimist yani kötümser bir bakış açısıdır özellikle totaliter ve otariter ya da herhangi bir baskıcı yönetim -adı ne olursa olsun- distopik toplumu ifade eder. Distopik toplumlarda arzu edilmeyen olaylar olur ve kaos hakimdir.”

Distopik gel-git lerde yaşayan toplumların psikolojik olarak duruma hazır hale getirmeleri gerekmez mi…?

Siyasal ve ekonomik olarak Distopyanın tam ortasındayız bence henüz vakit varken en yakın AVM’nin cep sinemalarından ön sıralardan biletinizi ayırtıp çoluk çocuk oryantasyona başlayın derim ben vizyonda duruma uygun harika bir film var “AFRİN DE SEX”

Cevap Yaz

Bir Yorum Yapın

X