Değerli Öğretmenlerimize!

Sizler, sizi bugüne hazırlayan, yetiştiren ve onurlu bir mesleğin adamı olmanızı sağlayan Cumhuriyet eğitiminin ürünlerisiniz.

Büyük çoğunluğunuz, belki de tümünüz, ulusumuzun en yoksul sınıf ve kesimlerinin çocuklarısınız. Şimdi de, toplumun yoksulluk sınırı düzeyinde bir yaşam sürdürdüğünüz bir gerçek.

Tüm yetersizlik, eşitsizlik ve çarpıtılmışlığına karşın, size aklınızı ve bilimsel düşünmeyi, onurlu insan olmayı az çok sağladı bugüne kadar ki eğitim düzeni…

Ama yarın, çalışma alanınızda, eğitim ortamında yeni bir süreç başlıyor. – İnsanın düşünen, sorgulayan, inceleyen, tartışan, araştıran ve üreten bir varlık olduğunu gizlemek isteyen bir müfredat/programla çalışmanız isteniyor. – Türk Ulusunun, ne tarihsel, ne güncel gelişmelerini doğru öğrenmek, anlamak, yaşanan sorunlara doğru çözümler üretmek becerisi kazanmış çocuklar ve gençler yetiştirmeniz istenmiyor. – Kişisel olarak, hak ve özgürlüklerinin bilincinde olan, isteyen, alan, kullanan ve geliştiren; dahası örgütlenerek birlik ve dayanışmayı öğrenmiş, demokratik bir yaşamın, adaletin, hukukun üstünlüğünün, yaşamı için değerini kavramış insanlar yetişsin istenmiyor.

İnsan onuru ve gereksinimleriyle bağdaşmayan, daha pek çok çağdışı, akıl ve bilim dışı koşulları ve sorunları çocuklarla birlikte yaşamanız istenmekte…

İşte bu “ahval ve şerait” içinde görev yapmanız bekleniyor…

Siz bu koşullarda, dersliğinizde, vicdanınız ve meslek onurunuzla baş başa olacaksınız.

Öyle umuyorum ki; size teslim edilen ve bu sorunların hiçbirisine katkısı olmayan çocuklar ve gençlerimizi koruyacak, onları temel insanlık nitelikleri, bilimsel ve demokratik değerlerle donatmaktan kaçınmayacak, gereken yol ve yöntemleri öğretmence bulacaksınız.

Bunalacaksınız elbet. Bunaltacaklar. Ama korkmayacaksınız. Yılmayacaksınız. Hak bildiğiniz yolda bu onurlu mesleğin eğitim bilimin ilkelerinden sapmayacaksınız. Bir meslektaş ağabeyiniz olarak, size inanıyorum. Size güveniyorum. Başarılar diliyorum. Kolay gelsin.

Cevap Yaz

Bir Yorum Yapın

X