Çoçuk Edebiyatının Mütevazi Yüzü Güldürerek Anlatın Hüznü O Muzaffer İzgü

‘’Çocuk okuru olmayan toplumun, büyük okuru da olmaz derdin’’. Çilekeş Anadolu insanını sen anlattın bize öykü ve hikayelerinde… Zıkkımın Kökü adlı eserinde ince bir alayla kimse anlatamazdı bana yoksulluğu böyle. Hayattan hep ders çıkarttın bize…

Cumhuriyetin 10. Yıl çocuğuydu o. Daha çocukluk yıllarında başladığı mücadele hiç ama hiç pes etmeden devam etti. Okumayı ve okutmayı çok ama çok sevdi. Her şeyden önce öğretmendi…

Hepimize Türkiye’nin gerçekleri olarak nitelendirdiğimiz konuları da anlattı… Mizahi yaklaşımıyla yine de bir parça gülsek de bu öyküler aslında iç burkan cinsten ama bir o kadar da gerçekti. İçimde hüznü ve gülümseye aynı anda yaşatan tek yazardır sen Muzaffer İzgü. Çocuk edebiyatı ile başladığım akademik çalışmalarımda daha iyi tanıdım seni. Yine yazdığım çocuk kitabını sana hediye ederken, öğretmen olduğumu duyunca çok mutlu olmuş ve çocuklar için yazmaya devam etmemi söylemiştin.

Düğümleniyor sözcükler seni anlatmaya. Çocuk yazarı dostlarından biri balonlar koymuş tabutun başına. Çocukken çok severmiş rengarenk balonları olsun istermiş. Başka bir dost ise diyor ki, özlemişti eşini ölümünden sonra…

Sen öğrettin bana kitaplarında en kötü anda bile hayata gülmeyi. Yokluk karşısında şükür edip, fakir ve mağdur edebiyatı yapmayı değil gerçeği ve olanı biteni dürüstçe ve ahlaklı bir şekilde savunmayı. O yüzden ben hep küçükken senin okurundum. Hala senin okurunum büyümedim büyümeyeceğim de…

Işıklar içinde uyu. Çocuk edebiyatının mütevazi yüzü, güldürerek anlattın hüznü. Sen Muzaffer İzgü…

Cevap Yaz

Bir Yorum Yapın

X