Benim Yaşım On Yedi

Erdal Eren 25 Eylül 1964 Giresun doğumludur…Erdal Eren on yedi yaşında 13 Aralık 1980 tarihinde idam edildi…Yaşasaydı elli dört yaşında olacaktı..olmadı..Erdal Eren hep on yedi yaşında kaldı…

12 Eylül faşist cuntasının hukukun evrensel kurallarının tümünü çiğneyerek ve üstelik hukuksal açıdan delillendirilememiş bir suçlamayla idam edilen Erdal Eren için yazdığım şiiri bu ülkenin devrimci yurtsever ve canlarını bu ülkeye armağan etmiş güzel çocukların anısına saygıyla paylaşıyorum….

 

 

Benim Yaşım On Yedi

Karadeniz gibi hırçın
Karadeniz gibi asi
Gözlerinin içi gülen
Aşksız yaşayıp
Daha çok ekmek
Daha çok umut
İnsan sevdasından
Güzel Türkiye kavgasından
Halkı için ölen
Hırçın ve asi bir çocuktun
Seni koruyamadık
Koruyamadık Erdal Eren…

Erdal Eren
Hırçındı haksızlığa
İsyandı umutsuzluğa
Anasına sorsan
Şekerdi baldı
Selvi boylu
Eğilmez bükülmez bir daldı
Açınca yedi veren goncaydı
Kızıl bir güldü
Kör şafakta
On yedisinde öldü
O günden beridir
Erdal Eren
Hep on yedisinde kaldı…

Eylül’dü
Geceydi
Karanlıktı
Amerika’nın
“Bizim çocuklarıydı” paşalar
Paşalar korkaktı
Alçaktı
Tanklar sokağa çıktı
Eylül’dü
Eylül faşizmi
Anaları evlatsız
Evlatların düşlerini
Kor ateşlerde yaktı
Kor ateşler
Sol yanımızı
Öksüz
Soluksuz bıraktı…

Erdal
On yedisinde bir çocuktu
Faşizmin alfabesinde
Çocukluğun hükmü yoktu
Erdal
Ekmek diyordu
Umut diyordu
Özgürlük diyordu
Faşizmin kitabında
Suçu çoktu
Faşizm kararlıydı
Uçurtmalar vurulmalı
Çocuklar asılmalıydı
İşkence tezgahları
Manyetolar
Prangalar askılar çalışmalıydı
Dar ağaçları
Fidanları kırmak için
Kurulmalıydı
Erdal bir çocuktu
Faşizmin yasalarında
Yaşının hükmü yoktu
Erdal’ı asmak için
Yaşanmamış ömrüne
Gün
Ay
Yetmedi yıl eklediler
Bir çocuğun ölümünden
Alkış istediler
Kahramanlık beklediler…

Herşey tamamdı
Cellat arandı
Cellatlar yoksul
Cellatlar aç
İlmiği geçirmek için
Şaraba
Sarhoşluğa muhtaç…

Geceydi
Sarhoş bir cellat için
Güzel şeyler için ölebilmek
Darağacına giderken gülebilmek
Ölürken öğretebilmek
Anlatılmaz
Anlaşılmaz bir bilmeceydi
Geceydi…

Geceydi
Daraağacı kuruldu
Koridorlarında zindanın
Zincir sesi duyuldu
Erdal’a
Son sözleri soruldu
Yoldaşların yükü omzundaydı
Korkmadı
Kendini bırakmadı
Bıraktığı en son şey
Anneye mektubuydu
Bir düğüne gider gibi
Bir halaya durur gibi
Bir türküyü okur gibi
Gitti ölmeye
Duyulan son sözleri
“Yaşasın
Tam Bağımsız Türkiye..”…

Erdal Eren
Onurlu direnişin sesidir
Erdal Eren
Faşizmin
Hukuksuzluğun simgesidir
Erdal Eren
Erken
Zamansız gitmelerin
İçimizde büyüyen öfkesidir…

Bir cevap yazın