Arif İçin Din Yoktur

kose_cemil_bicer“feiza kanel arifu arifen hakikaten felem yetekayyed bimutekadin ”

Arif için Din Yoktur / İbn Muhiddin-i Arabi

İbn Muhiddin-i Arabi-İslam felsefesinin önemli-bence en önemli- filozoflarındandır.
Anadolu İslam kültüründe önemli etkisi olan Muhyiddin İbn-i Arabi’nin bâtıni öğretisi, kökeni binlerce yıl öncesine giden çok köklü bir bilgi edinme ve bilgi aktarma sistemine bağlıdır ve sufist felsefenin önemli temel taşlarından biridir.

Muhyiddin İbn-i Arabi’nin sözlerinin içine öyle bilgiler kendisi tarafından gizlenmiştir ki, bu sözlerle karşılaşanlar, çoğunlukla büyük bir şaşkınlık içinde kalmışlardır. O sözleri anlamaya çalışanlar, o sözlerin içine gizlenen asıl anlamlarla yüzyüze gelebilmişler,ancak böyle bir çaba içine girmeyenlerin büyük bir bölümü onu din dışı olmakla suçlamışlardır.

Konu başlığı olan “Arif İçin Din Yoktur” sözü de işte böyle çarpıcı sözlerinden biridir.

Bu sözün içinde hem dinlerle ilgili hem de geleceğe ait çok önemli bilgiler gizlidir. Bu sözün derinliklerine inildikçe, dinlerin aslında ne olduğu da şimdikinden çok daha farklı bir şekilde algılanabilecektir.

Sufi öğretilerinden kaynaklanan ve Anadolu halk ferasetinin özü sözü, ‘arif olan anlar ‘ deyişinin ortaya çıkışı bu konuya dayanır.

Çoğumuzun “zındık”, Allahsız”,Ateist” yaftaları ile etiketleyip ötekileştirdiğimiz,zaman zaman katlettiğimiz,diri diri yakmaya kalktığımız -hatta yaktığımız- insanlar muhtemel birer ARİF olmalılar

Bütün bu tarihsel verilere rağmen günümüzde hâlen dinler içrek (bâtıni) yönleriyle değil, zahiri yani dış görüntüsel şekliyle geniş halk kitlelerine öğretilmeye devam edilmektedir.

Belki de din adına yaşadığımız bu kaotik cendere “batini- zahiri” tarihsel diyalektiğinin hayat içindeki yansımasıdır.

Muhiddin-i Arabi;ibn-i arabi benim dinim aşk’tır der.

”ben aşk dininin müntesibiyim, aşk bineği hangi yöne götürürse benim dinim, imanım orada.”dır diyor, Muhyiddin İbn-i Arabi

”ben kulumun zannı üzerineyim” yani ” fizik alemde, herkes neye inanıyorsa, hangi fikir ve düşüncede ise Rabb’i de öyledir.” hülasa, Herkesin Allahı aklı kadardır.”

Felsefe çok kaygan bir zemin üzerine inşa edilmiş bir düşünce sistematiğidir,eğer “söyleyenden,dinleyen arif değilse” bataklığa saplanmanız işten bile değildir Bunun en somut göstergesi uygarlık tarihinde din adına akıtılmış oluk oluk kanlar değilse nedir..?

Muhiddin-i Arabi “Arifler için din yoktur, dinler ve rütielleri avamiler içindir” tespitini yaparken çok mu abartmıştır sizce?

Bir cevap yazın